Bıldırcın Rasyonuna Katılan Kekik Uçucu Yağının Göğüs Etinin Bazı Mikrobiyolojik ve Fizikokimyasal Özelliklerine Etkisi
Cilt 31, Sayı 3
Nisan 2017 · Sayfalar 153-158
Bıldırcın Rasyonuna Katılan Kekik Uçucu Yağının Göğüs Etinin Bazı Mikrobiyolojik ve Fizikokimyasal Özelliklerine Etkisi
The Effect of Thyme Essential Oil Added to Quail Diets on Some Microbiological and Physicochemical Characteristic of Breast Meat
Recep GÜMÜŞ1, Sevda URÇAR GELEN2, Ziya Gökalp CEYLAN2, Halit İMİK3
2Atatürk Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı, Erzurum, TÜRKİYE
3Atatürk Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı, Erzurum, TÜRKİYE
Bu çalışmada, bıldırcın rasyonuna katılan farklı miktarlardaki kekik uçucu yağının göğüs etinde bazı mikrobiyolojik ve fizikokimyasal özelliklerine etkisi araştırıldı. Çalışmada 16 günlük toplam 200 adet Japon bıldırıcını (Coturnix coturnix japonica) kullanıldı. Gruplandırma Kontrol, Kekik1, Kekik2 ve Kekik3 olmak üzere 4 grup (her grup 5 alt gruba ayrıldı) şeklinde yapıldı ve grupların bazal rasyonuna sırasıyla 0, 150, 300 ve 450 mg/kg kekik uçucu yağı ilave edildi. Kekik uçucu yağı ve depolama süresinin göğüs etinde su aktivitesi (aw), pH ve renk parametrelerini [L*(parlaklık), a* (kırmızılık), b* (sarılık)] etkilemediği belirlendi (P>0.05). Ayrıca, kekik uçucu yağının Koliform, Lactobacillus spp., toplam psikrofil aerob bakteri (TPAB) ve Pseudomonas spp. üzerine antibakteriyel etkisinin sınırlı ve değişken olduğu tespit edildi (P<0.05). Sonuç olarak yeme katılan kekik uçucu yağının, göğüs etinin kalitesi ve raf ömrü üzerine sınırlı düzeyde olumlu etkisinin olduğu görüldü.
In this study, the effects of thyme essential oil, added in different amounts to the diet of quails on some microbiological and physicochemical properties of breast meat were investigated. A total of 200 sixteen-days-old Japanese quails (Coturnix coturnix japonica) constituted the material of the study. Four groups were established, including a Control group and groups Thyme1, Thyme2 and Thyme3, which received a basal diet alone, a basal diet + 150 mg/kg thyme essential oil, a basal diet + 300 mg/kg thyme essential oil and a basal diet + 450 mg/kg thyme essential oil, respectively. Each group was randomly divided into 5 subgroups, comprised of 10 quails each. It was observed that neither thyme essential oil supplementation nor storage period had an effect on water activity (aw), pH and color parameters [L*(lightness), a*(redness), b*(yellowness)] of breast meat (P>0.05). Also, it was determined that thyme essential oil applications had a limited and variable effect on coliform, Lactobacillus spp, total psychrotrophic aerobic bacteria (TPAB) and Pseudomonas spp. (P<0.05). As a result, it was observed that thyme essential oil which added to the feed had a limited positive effects on quality and shelf life of breast meat.
Giriş
Gıdaların görünüş, aroma ve tat özellikleri tüketiciler tarafından talep edilmesini belirleyen en önemli kriterler olup yakın zamana kadar gıdalarda bu özelliklerin korunması için sentetik katkılar kullanılmıştır [1]. Ancak sentetik katkıların zararlı etkilerinin olduğu anlaşılmasından sonra bu tür katkıların yerini doğal katkılar (tıbbi ve aromatik bitkiler) almıştır [2,3]. Eski tarihlerden beri bazı bölgelerde tıbbi ve aromatik bitkilerin kendileri veya ekstraktları kötü kokuları baskılamak, sağlık sorunlarını düzeltmek, insanlarda ve hayvanlarda refah sağlamak, aromatik gıda, yem ve içecek elde etmek, gıdaların raf ömrünü uzatmak ve duyusal özelliklerini geliştirmek için kullanılmıştır [4].Lamiaceae familyasına ait olan kekik bitkisinin kendisi veya ürünleri (ekstraktları, yağ ve toz) antiseptik, antioksidan, antibakteriyel ve aromayı düzenleyici gibi etkiler gösteren 60’dan fazla madde kapsamaktadır [2,5]. Bu maddeler içeriside en önemlilerinden bazılarının timol, karvakrol ve p-simen gibi fenolik bileşiklerin olduğu bilinmektedir [6]. Yine kekik uçucu yağının, α-tocopherol ve Butillenmiş Hidroksi Toluen (BHT) gibi güçlü antioksidan aktivite gösteren doğal bir antioksidan olduğu belirtilmiştir (7). Kekik bitkisi bu olumlu özelliklerden dolayı günümüzde yem katkı maddesi olarak kullanılmaktadır [3,8]. Nitekim yapılan bir çalışmada [9] antioksidan özelliğe sahip uçucu yağların etin kalitesini ve raf ömrünü olumlu etkilediği tespit edilmiştir. Yine yapılan araştırmalarda [10,11] kekik uçucu yağlarının içerdiği fenolik bileşikler nedeniyle et ürünlerinde antimikrobiyal etkilerinin olduğu bildirilmiştir.
Günümüzde hayvan beslemede sentetik katkıların kullanımının sınırlandırılması nedeniyle ilgi bitkisel katkılara yönelmiştir. Bu çalışmada da bıldırcın rasyonuna kekik uçucu yağı katılarak göğüs etinde bazı mikrobiyolojik ve fizikokimyasal özellikler (su aktivitesi, pH, renk) üzerine etkileri araştırılmıştır.
Gereç ve Yöntem
Hayvanlar, Deneme Dizaynı ve Yem: Bu çalışma Cumhuriyet Üniversitesi Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurulu’nun 13.02.2015 tarihli ve 15 numaralı onayına istinaden yapıldı. Hayvanlar 35 gün süren besi denemesi boyunca Araştırma ve Uygulama Biriminde barındırıldı. Hayvan materyali olarak piyasadan temin edilen 16 günlük yaşta, toplam 200 adet (100 erkek, 100 dişi) Japon bıldırcını (Coturnix coturnix japonica) kullanıldı. Çalışmada gruplandırma Kontrol, Kekik1, Kekik2 ve Kekik3 olmak üzere 4 grup şeklinde yapıldı ve gruplara sırasıyla bazal rasyona ilave olarak 0, 150, 300 ve 450 mg/kg kekik uçucu yağı (Thyme oil®) ilave edildi (Tablo 1). Her grup kendi içerisinde 5 alt gruba ayrıldı (her alt grupta 5 erkek, 5 dişi olmak üzere toplam 10 bıldırcın). Her alt grup 100×45×20 cm ölçülerine sahip kafeslerde barındırıldı. Yem ve su ad libitum olarak verildi. Çalışma süresince tüm hayvanlara konfor sıcaklığı (24 °C) ve günde 23 saat aydınlık, 1 saat karanlık uygulandı. Hayvanların rasyonları NRC (12)’nin önerilerine göre formüle edildi ve kimyasal analizleri ise AOAC (13)’e göre yapıldı.

Kekik Uçucu Yağı (Thyme oil®): Çalışmada kullanılan kekik uçucu yağı özel bir ticari firmadan (Çiftçizade Bitkisel Ürünler Ltd. Antalya/Türkiye) temin edildi. Ticari firmanın yaptırdığı kimyasal analizlere göre (GC/MS yöntemi ile) kekik uçucu yağının içerdiği fenolik bileşikler ve değerleri Tablo 2’de verildi.

Et kalitesinin belirlenmesi: Araştırmanın sonunda her gruptan 25 adet erkek bıldırcın besi periyodunun sonunda 10 saat aç bırakıldıktan sonra hijyenik ortamda kesildi. Kesilen hayvanlardan alınan göğüs etleri polietilen tabaklarda üzeri streç filmle kaplanarak 4±1 °C de etlerin analizleri süresince (9 gün) muhafaza edildi. Numunelerin 0., 3., 6., ve 9. günlerde su aktivitesi (aw), pH, renk parametreleri ([L*, a*, b*) ve bazı mikroorganizma sayıları (TMAB; toplam mezofilik aerob bakteri, Koliform, Lactobacillus spp, Lactococcus spp., Micrococcus/Staphylococcus ve TPAB; Toplam psikrotrof aerob bakteri) belirlendi. Numunelerin önce mikrobiyolojik analizleri daha sonra diğer analizleri yapıldı.
Su aktivitesi (aw) değeri Aqualab 4TE (USA) cihazı ile belirlendi. Cihaza ait kaba bir miktar et kondu ve aw değeri okundu.
Örneklerin pH değerleri Gokalp ve ark. [14]’nın bildirdiği metoda göre yapıldı. Buna göre, homojen hale getirilmiş örneklerden 10’ar g paralelli olarak tartılıp üzerine 100 mL saf su ilave edildi. Ultra – Turrax (IKA Werk T 25, Germany) ile 1 dk homojenize edildikten sonra pH–metre (WTW Inolab, Germany) ile okunarak pH değerleri belirlendi.
Örneklerin kesit yüzey renk yoğunlukları (L*, a*, b*) Minolta (CR-200, Minolta Co, Osaka, Japan) kolorimetre cihazı kullanılarak belirlendi.
Örneklerin mikrobiyolojik analizleri Baumgart ve ark. (15)’nın önerdiği metoda göre yapıldı. 25 g et örneği 225 ml sterilize ringerli suda homojenize edildi. Daha sonra diğer solüsyonlar hazırlandı. Ekimlerde yayma yöntemi kullanıldı. Toplam mezofilik aerob bakteri (TMAB) sayısı Plate Count Agar (PCA, Merck, Almanya) besiyerinde belirlendi. Petriler aerobik olarak 30±1 °C’de 72±1 saat inkübe edildi. Toplam psikrotrof aerob bakteri (TPAB) sayısı Plate Count Agar (PCA, Merck, Almanya) besiyerinde belirlendi. Petriler aerobik olarak 7±1 °C’de 10 gün inkübe edildi. Koliform sayısı uygun dilüsyonlardan VRBA (Violet Red Bile Agar, Merck, Almanya) besiyerine 0.1’er mL aktarılarak ekim yapıldı. Petri plakları 30 °C’de 2 gün anaerobik şartlarda inkübe edildi. Micrococcus/Staphylococcus sayısı Mannitol Salt Agar (MSA, Merck, Almanya) besiyerinde belirlendi. Petriler aerobik olarak 30±1 °C de 48±1 saat inkübe edildi. Pseudomonas spp. sayısı CFC (Cephalothin, Fucidin, Cetrimide) supplement ilave edilerek hazırlanan Pseudomonas Agar Base (Oxoid, UK) besi yerinde belirlendi. Petriler aerobik olarak 30±1 °C’de 48±1 saat inkübe edildi. Belirlenen bakteri sayıları log cfu g-1 olarak ifade edildi.
İstatistiksel Analiz: Elde edilen veriler SPSS 20.0 [16] istatistik paket programı kullanılarak değerlendirildi. Mikroorganizma sayısı, su aktivitesi, pH, ve renk parametreleri ile ilgili veriler arasında istatistiksel farklılığın olup olmadığını saptamak için tek yönlü varyans analizi (ANOVA), gruplar arasındaki ikili karşılaştırmalarda Duncan çoklu karşılaştırma testi uygulandı (P<0.05).
Bulgular
Kekik uçucu yağının bıldırcınların göğüs etinde su aktivitesi, pH, ve renk parametreleri (L*, a*, b*) (Tablo 3) ile TMAB, Lactococcus spp., Micrococcus / Staphylococcus sayıları üzerine herhangi bir etkisinin olmadığı belirlendi (P>0.05) (Tablo 4). Koliform sayısının depolamanın 6. günü Kekik3 grubunda, 9. günü ise Kekik2 ve Kekik3 gruplarında önemli oranda azaldığı tespit edildi (P<0.05) (Tablo 4). Lactobacillus spp. sayısının depolamanın 6. günü Kekik2 grubunda, 9. günü ise Kekik3 grubunda önemli oranda azaldığı belirlendi (P<0.05) (Tablo 4). Pseudomonas spp. sayısının depolamanın 0. günü Kekik1 ve Kekik2 gruplarında, 6. günü ise sadece Kekik2 grubunda önemli oranda azaldığı tespit edildi (P<0.05) (Tablo 4). Toplam psikrotrof aerob bakteri (TPAB) sayısının ise depolamanın 0. günü Kekik3 grubunda, 6. günü ise Kekik2 ile Kekik3 gruplarında önemli oranda azaldığı belirlendi (P<0.05) (Tablo 4).


Tartışma
Sentetik katkılara alternatif olarak doğal katkı maddeleri arayışı tıbbı ve aromatik bitkiler ile bunlardan elde edilen ürünler üzerine olan çalışmalara hız kazandırmıştır. Uçucu yağlar da bitkilerden elde edilen doğal, güvenli ve kalıntı bırakmayan alternatif yem katkı maddelerinden biridir. Bu yağların antioksidan, antiinflamatuar ve antimikrobiyal etkilerinin olduğu için güvenli hayvansal ürünler üretmek, hayvanları sağlıklı tutmak ve elde edilen ürünlerin kalitesini arttırmak için kullanılabileceği bildirilmektedir [17]. Et kalitesinin belirlenmesinde genellikle pH, et rengi, su aktivitesi ve mikroorganizma yükü gibi parametreler kullanılmaktadır. Yine tüketicilerin et ve ürünlerini satın alırken tercihini etkileyen başlıca faktörler, etin görünümü, kokusu ve yapısal özelliğidir [18]. Ette bozulma, ürünün yüzeyindeki bakterilerin sayısına, mevcut bakterilerin protein ve karbonhidrat parçalayanların oranına ve bu bakterilerin çoğalabilmeleri için ortamın ısısı ile yüzeydeki su aktivitesi miktarına bağlı olarak gerçekleşmektedir [19].Su aktivitesi, kas dokusunun nemi muhafaza etme kabiliyetini ifade eder ve etin tat, hassasiyet gibi damak tadı kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir kriterdir [20]. Bu kriterin normal sınırlar içerisinde tutulması için kas hücre membranlarının bütünlüğünün bozulmamasının gerektiği aksi takdirde hücre içindeki sıvının hücre dışına çıktığı ve et kalitesinin olumsuz etkilendiği belirtilmiştir. [21]. Kas hücrelerinin membran bütünlüğü kaybolduğunda feolik bileşiklerin içerdiği alkol gruplarının kimyasal yapılarındaki hidroksil grubunun suya daha az afinite göstermesi nedeniyle iyi bir bariyer olabileceği belirtilmiştir [22]. Bu çalışmada kekik uçucu yağının göğüs etinin su aktivitesine etkisinin olmadığı belirlenmiştir (Tablo 3). Bu sonuçlardan farklı olarak Mehdipour ve ark. [11] bıldırcın yemine katılan 100 mg/kg dozunda kekik ekstraktının but etinde su aktivitesini önemli miktarda arttırdığını bildirmişlerdir. Yine Amariei ve ark. [22] +4 ⁰C 5 gün boyunca depolanan kıyılmış sığır ve domuz etlerinde kekik uçucu yağlarının su aktivitesini arttırdığını belirtmişlerdir.
Rigor mortis (ölüm sertliği) esnasında etin pH’sının hızlı bir şekilde düşmesi nedeniyle anormal bir sıcaklık artışının olduğu, proteinlerde denatürasyon şekillendiği ve bunun sonucunda broylerlerde et kalitesinin olumsuz etkilendiği bildirilmiştir [23]. Kanatlılarda kesim anındaki pH düzeyini, kas glikojen rezerv miktarının ve kesim öncesi maruz kalınan stresin etkileyebileceği belirtilmiştir [24]. Bu çalışmada kekik uçucu yağının göğüs etinde pH üzerine tüm zamanlarda (0., 3., 6. ve 9. günler) etkisinin olmadığı tespit edilmiştir (Tablo 3). Bu bulgulara benzer olarak Mehdipour ve ark. [11] bıldırcın rasyonuna 100 mg/kg dozundaki kekik ekstraktının but etinin, Kirkpinar ve ark. [25] broyler yemine katılan 300 mg/kg kekik uçucu yağının göğüs etinin pH’sını etkilemediğini bildirmişlerdir. Rimini ve ark. [26] kekik yağını broylerlerin göğüs etlerine uygulamışlar ve pH’nın etkilenmediğini belirtmişlerdir.
Et rengi tüketicilerin tercihinde oldukça önemli bir özellik olup etin kendisine özgü olan renginin raf ömrü süresince bozulmaması çok önemlidir. Etin doğal rengini oluşturan miyoglobin ve hemoglobin pigmentlerinin oksidasyona karşı oldukça duyarlı oldukları bilinmektedir [27]. Çalışmada elde edilen bulgularda kekik uçucu yağının ve depolama süresinin göğüs etinde renk parametrelerinden L* (depolamanın 9. günü hariç), a* ve b* değerleri üzerine etkisinin olmadığı tespit edilmiştir (Tablo
Et kalitesini etkileyen en önemli faktörlerden biri de etin mikrobiyal yüküdür. Ette bulunan bazı mikroorganizmalar et kalitesini bozmakta, raf ömrünü kısaltmakta ve insan sağlığı için bir risk oluşturmaktadır [10]. Etteki mikrobiyal yükün depolama süresinin uzaması ile doğru orantılı olarak arttığı bilinmektedir [29]. Etlerin yapısında bulunan antimikrobiyal maddeler ise etlerin bozulmadan muhafaza edilmesinde oldukça önemlidir. Nitekim yapılan bir çalışmada bitkisel katkıların antimikrobiyel etkileri sayesinde ette Listeria monocytogens bakterisinin sayısını kontrol altına aldığı bildirilmiştir [30]. Bu çalışmada kekik uçucu yağının bıldırcınların göğüs etinde 450 mg/kg dozunun Koliform ve Lactobacillus spp. sayılarını depolamanın 9. günü, 300 mg/kg dozunun Pseudomonas spp. ve TPAB sayılarını ise depolamanın 6. günü önemli oranda azalttığı, ancak genel olarak bakteri türleri üzerine etkilerinin değişken ve sınırlı olduğu tespit edildi (Tablo 4). Bu bulgulara benzer olarak Chouliara ve ark. [29] yaptıkları çalışmalarında %0.1 kekik uçucu yağının antibakteriyel etkisi sayesinde +4 °C de depolanan tavuk etinin raf ömrünü 5 günden 8-9 güne kadar uzattığını, Aksoy ve ark. [31]’da kekik ekstraktının broyler etinde Pseudomonas spp. ve TMAB üzerine antibakteriyel etkilerinin olduğunu belirtmişlerdir. Yine yapılan başka bir çalışmada rasyona katılan %3.5 ve 7.5 oranındaki kekik yaprağının kuzu etinde psikrotrofik ve laktik asit bakterilerine karşı antibakteriyel etki gösterdiği bildirilmiştir [32].
Sonuç olarak, bıldırcın yemine katılan kekik uçucu yağının (özellikle 300 ve 450 mg/kg dozunun) göğüs etinde antibakteriyel etkisinin mikroorganizma türüne ve depolama süresine göre değişken olduğu belirlenmiştir. Fizikokimyasal özelliklerde ise sadece renk parametrelerinden L* değeri üzerine sınırlı bir etkisinin olduğu görülmüştür.
References
- BILDIRCINLARDA ANAÇLARIN YAŞI, YUMURTA AĞIRLIĞI VE ŞEKİL İNDEKSİNİN KULUÇKA SONUÇLARINA ETKİSİ*
- SICAKLIK STRESİ ALTINDA YETİŞTİRİLEN BILDIRCINLARDA TATLI SU MİDYESİ KABUKLARININ KALSİYUM KAYNAĞI OLARAK KULLANILMA OLANAKLARI YUMURTA VERİMİ VE BAZI KAN PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ
- Farklı Tüy Rengine Sahip Japon Bıldırcınlarında (Coturnix coturnix japonica) Yumurta Ağırlığı, Şekil İndeksi ve Çıkım Ağırlığı ile Bu Özellikler Arası İlişkiler
- Japon Bıldırcınlarında (Coturnix coturnix japonica) Ebeveyn Yaşı, Yumurta Ağırlığı ve Şekil İndeksinin Kuluçka Özellikleri ve Yaşama Gücü Üzerine Etkisi
- Sıcaklık Stresine Maruz Bırakılan Bıldırcınlarda Rasyona İlave Edilen Tarçın Yağının (Cinnamomum Zeylanicum L.) Performans ve Karkas Özellikleri Üzerine Etkisi