Geri

Ratlarda Dosetaksel Kaynaklı Testis Toksisitesi Üzerine Silimarinin Etkileri: Biyokimyasal, Moleküler ve Histopatolojik Değerlendirme

Cilt 34, Sayı 1

Ocak 2020 · Sayfalar 013-021

Ratlarda Dosetaksel Kaynaklı Testis Toksisitesi Üzerine Silimarinin Etkileri: Biyokimyasal, Moleküler ve Histopatolojik Değerlendirme

The Effects of Silymarin on Docetaxel Induced Testis Toxicity in Rats: Biochemical, Molecular and Histopathological Evaluation

Sefa KÜÇÜKLER1, Selim ÇOMAKLI2, Selçuk ÖZDEMİR3, Fatih Mehmet KANDEMİR1

1Atatürk Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Biyokimya Anabilim Dalı, Erzurum, TÜRKİYE
2Atatürk Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Patoloji Anabilim Dalı, Erzurum, TÜRKİYE
3Atatürk Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Genetik Anabilim Dalı, Erzurum, TÜRKİYE
Anahtar Kelimeler: Dosetaksel silimarin apoptozis oksidatif stress Docataxel silymarin apoptosis oxidative stress

Bu çalışmanın amacı; farklı kanser türlerinin tedavisinde yaygın olarak kullanılan dosetaksel (DTX) kaynaklı testis hasarına karşı doğal bir antioksidan olduğu bilinen silimarin (SLM)’in etkilerinin araştırılmasıdır. Çalışmada 35 adet erkek Spraque Dawley rat rastgele 5 gruba ayrıldı: Kontrol grubu, DTX uygulanan grup, SLM 50 mg/kg uygulanan grup, DTX+SLM 25 mg/kg uygulanan grup, DTX+SLM 50 mg/kg uygulanan grup. DTX’in glutatyon peroksidaz (GPx), süperoksit dismutaz (SOD) ve katalaz (KAT) gibi antioksidan enzim aktivitelerini ve glutatyon (GSH) düzeylerini azaltıp, lipid peroksidasyonunu (LPO) artırarak oksidatif hasarı tetiklediği belirlendi. Ayrıca DTX ile kombine uygulanan SLM uygulamasının GSH seviyesini ve antioksidan enzim aktivitelerini arttırdığı, lipid peroksidasyonunu ise azalttığı ettiği tespit edildi. Çalışmada apoptozis belirteçlerinden kaspaz 8 ve 9 seviyelerinin DTX grubunda gen ekspresyonu düzeyinde, kaspaz 3 seviyesinin ise immunhistokimyasal incelemede arttığı, SLM uygulaması ile bu belirteçlerin düzeylerinde azalma olduğu gözlendi. Sonuç olarak; DTX kaynaklı testis toksisitesinde SLM’in anti-oksidan ve anti-apoptotik etki gösterdiği tespit edilmiş ve alternatif tıpta kullanılabilmesi için ileri düzey çalışmaların gerekliliği ortaya konmuştur.