İshalli Neonatal Buzağılarda Kan Gazı Analizi ve Elektrokardiyografik Parametrelerin Araştırılması
Cilt 37, Sayı 2
Haziran 2023 · Sayfalar 098-106
İshalli Neonatal Buzağılarda Kan Gazı Analizi ve Elektrokardiyografik Parametrelerin Araştırılması
Investigation of Blood Gas Analysis and Electrocardiographic Parameters in Calves with Neonatal Diarrhea
Ali Coşkun DEMİRTAŞ1, Engin BALIKCI1
Bu çalışmanın amacı, yenidoğan ishalli buzağılarda asidemi, hiperkalemi ve hiponatremi gibi metabolik ve elektrolit dengesizliklerin, EKG’deki değişikliklerle ile ilişkisini değerlendirmektir. Bu çalışmanın materyalini, 0-21 günlüğe kadar olan yaşta 30 adet ishalli buzağı ve sağlıklı 10 adet buzağı olmak üzere toplam 40 adet buzağı oluşturdu. Çalışma materyali olan 30 adet ishalli buzağı ise venöz kan pH seviyelerine göre G1 (7.30>pH), G2 (7.10 < pH < 7.30) ve G3 (pH < 7.10) olmak üzere 3 deney ve sağlıklı 10 buzağıda Kontrol grubu (K) olarak ayrıldı. Tüm buzağıların rutin klinik muayeneleri yapıldıktan sonra hematolojik, kan gazları ve biyokimyasal analizler için kan alındı ve EKG’leri çekildi. Sonuç olarak, artan potasyum konsantrasyonları, çalışma materyalimizde gözlemlenen EKG anormalliklerini kısmen açıklamıştır. Özellikle venöz kan pH’sının önemli ölçüde belirli EKG anormalliklerinin varlığıyla ilişkili olduğu, örneğin sabit ve pik şeklinde görünen T dalgası ve bu anormalliklerin asidik fakat hiperkalemik olmayan buzağılarda da görüldüğü bulguları, asideminin buzağılarda ishalde kardiyak iletim anormalliklerine zemin hazırlayan katkıda bulunan bir faktör olabileceği de dikkate alınmalıdır.
The aim of this study is was to evaluate the relationship of between metabolic and electrolyte imbalances such asincluding hyperkalemia, acidemiaacademia, and hyponatremia with theand presence of ECG abnormalities in calves with neonatal diarrhea. The material of this study consisted of 40 calves, including 30 calves with diarrhea, aged 0-21 days old, and 10 healthy calves. The study material, 30 calves with diarrhea, were divided into 3 experimental calves as G1 (7.30 > pH), G2 (7.10 < pH < 7.30) and G3 (pH < 7.10) according to their blood pH levels, and 10 healthy calves were divided into healthy group (K). After routine clinical examinations of all calves, blood was drawn for hematological, blood gases and biochemical analyzes and EKGs taken. In conclusion, increased potassium concentrations partially explained the ECG abnormalities observed in our study material. In particular, the fact that venous blood pH is significantly associated with the presence of certain ECG abnormalities, such as a steady and peaked T wave, and the findings that these abnormalities are also seen in acidic but non-hyperkalemic calves, should be taken into account that acidemia may be a contributing factor predisposing to cardiac conduction abnormalities in diarrhea in calves.
Giriş
Buzağılarda ishal neonatal dönemde ortaya çıkan hastalıklar içinde hem yavru kayıplarına hem de ekonomik kayıplara neden olan multifaktöriyel (Enterotoksijenik E. coli, rotavirüs, coronavirüs, Cryptosporidium parvum, Salmonella enterica ve beslenme) bir hastalıktır [1,2].Metabolik asidoz, ishalli buzağılarda yaygın olarak görülür. İshalden ölen buzağıların venöz kan pH'ları 6.50 ile 7.05 arasında olma eğilimindedir [3]. Metabolik asidoz başlıca hiponatremi, laktoz ve glukozun D-laktat ve uçucu yağ asitlerine, ön mide ve bağırsak fermantasyonu ve bağırsak bikarbonat kaybından kaynaklanır [4,5]. Metabolik asidozu saptamak ve ölçmek için en iyi yöntemlerden biri kan gazı analizidir (pH, baz açığı) [6]. Yenidoğan hayvanlarda sıvı kaybı sonucu olarak vücut ağırlığında en az %12’lik azalma genelde ölüme yol açar [7]. Sıvı elektrolit bozukluklarının sonucuna bağlı olarak kalpte aritmilerin gözlenebileceği ve özellikle kandaki potasyum iyon artışına bağlı olarak hiperkalemi tablosu durumunda kalbin olumsuz etkilenerek aritmilerin görülebileceği farklı kaynaklarda ifade edilmiştir [8-10]. Hiperkalemik buzağılarda Elektrokardiyografi’de (EKG) şiddetli bradikardi ile karakterize olarak atriyal iletimdeki azalma ve P dalgasının oluşmadığı saptanabilir. Bunun haricinde hiperkalemiye bağlı olarak AV blok, kaçış ritimleri, ventriküler fibrilasyon, asistoli ve ölüm tablosu da meydana gelebilir [11]. Şiddetli akut ishalli buzağıların EKG’lerinde P dalgasının yassılaşarak amplitüdünde azalma, QRS kompleksinde uzama ve T dalgasının pik yaptığı bildirilmiştir [9,10,12]. Yenidoğan ishalli buzağıların EKG’sinde ritim bozukluklarının fazla şekillenmediği ve bu tür bozuklukların da bilhassa kan potasyum seviyesinin 8 mEq/L’yi geçtiği zamanlarda meydana gelebileceği ifade edilmiştir [13].
Elektrokardiyografi, kalp içindeki elektriksel uyarılar kaydedilerek, kalp yetmezliğine yol açabilen ritm bozuklukları ve kalp damar hastalıklarının teşhisinde kullanılabilir [14]. Tüm evcil hayvanlarda kalp aritmilerinin tanısında özellikle II. derivasyon yaygın olarak tercih edilmektedir. Veteriner hekimlikte diğer hayvan türlerinde çekilen standart ekstremite derivasyonlarından olan II. derivasyon, ruminantlarda base-apeks (BA) derivasyonu olarak revize edilmiştir [15].
Bu çalışmanın amacı, yenidoğan ishalli buzağılarda asidemi ve hiperkalemi gibi metabolik ve elektrolit dengesizliklerin, EKG’deki değişikliklerle ilişkisini değerlendirmektir.
Gereç ve Yöntem
Bu araştırma Fırat Üniversitesi Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurul Başkanlığı tarafından 30.06.2021 tarih ve 11 nolu etik kurulu kararı ile onaylanmıştır.
Bu çalışmanın materyalini, Elazığ yöresinde ve Fırat Üniversitesi Hayvan Hastanesi’ne getirilen 0-21 günlüğe kadar olan yaşta 30 adet ishalli buzağı ve Elazığ yöresinde bulunan işletmelerdeki sağlıklı 10 adet buzağı olmak üzere toplam 40 adet buzağı oluşturdu. Çalışma materyali olan 30 adet ishalli buzağı ise venöz kan pH seviyelerine göre G1 (7.30>pH), G2 (7.10
Klinik muayeneler yapıldıktan sonra hematolojik ve kan gazı analizleri için kan örnekleri hayvanların vena jugularis’lerinden etilendiamin tetraasetik asitli (EDTA) tüplere ve steril heparinli enjektörlere 2 mL’lik kan örnekleri alındı. Örnekler bekletilmeden pH, pCO2, pO2, Na+, K+, iCa+, Cl- , HCO3-, BE, anyon açığı kan gazı analizörü (ABL80 FLEX CO-OX; Radiometer Medical, Brønshøj, Danimarka) ile 15 dk içerisinde ölçüldü [16]. Mikrohematokrit kılcal tüplere alınan kandan manuel olarak ısı presipitasyon yöntemi ile fibrinojen tayin edildi [17].
Veriler IBM®SPSS 22 paket programı kullanılarak önce normallik analizi yapıldı. Klinik muayenelerinin istatistiksel analizlerinde ANOVA post hoc Tukey Test analizine tabi tutuldu. EKG muayenelerinde P (mV), Q (mV), P (sn), PQ (sn), QRS (sn), ST (sn), QT (sn), T (sn) değerlerinin istatistiksel analizlerinde Kruskal-Wallis post hoc Dunn Test testleri kullanıldı. R (mv), S (mV), T (mV) değerleri ise ANOVA post hoc Tukey Test analizine tabi tutuldu. Hematolojik muayenelerinde pH, K+, pCO2, Cl-, HCO3- değerlerinin istatistiksel analizlerinde ANOVA post hoc Tukey Test, Ca+2 ANOVA post hoc Duncan Test, Fibrinojen, pO2, Na+, anyon açığı, tCO2, Base (Bc) değerlerinin istatistiksel analizlerinde Kruskal-Wallis post hoc Dunn Test kullanıldı. Ek olarak aynı değerler arasındaki ilişkinin varlığı Pearson Korelasyon kullanılarak ortaya kondu. Varyans analizi için veriler ortalama ± standart hatanın ortalaması, korelasyon analizinde Pearson korelasyon katsayıları olarak (-1 ile +1 aralığında) sunuldu. İstatistiksel anlamlılık düzeyi P<0.05 olarak kabul edildi.
G2’de; 5 buzağının mukoza ve konjunktivası hiperemik, 2 tanesinin ikterik, 2 tanesinin anemik ve 1 tanesinin ise normal olduğu saptanmıştır. 7 buzağıda dışkı kıvamı gevşek, 1 gevşek-sulu, 2 buzağıda aşırı sulu olduğu saptanmıştır. 1 buzağının dehidrasyon derecesi 5-6, 7 buzağının 7-8, 2 buzağının dehidrasyon derecesi ise 9-10 olarak saptanmıştır. 1 buzağının depresif olmadığı, 8 buzağının hafif depresif, 1 buzağının ise aşırı depresif olduğu gözlemlenmiştir. 3 buzağıda iştah durumu iyi iken 4 buzağıda iştahın azaldığı, 3 buzağıda ise iştahın tamamen kaybolduğu tespit edilmiştir. 10 buzağıda da öncesinden antiparaziter uygulama yapılmamıştır. Bunlardan 9 tanesi kolostrum almış 1 tanesi ise alamamıştır.
G3’de; 6 buzağının mukoza ve kojunktivaları hiperemik, 3 buzağının anemik ve 1 buzağının normal olduğu saptanmıştır. 3 buzağının dışkı kıvamı gevşek, 3 buzağının gevşek-sulu ve 4 buzağının dışkı kıvamı ise aşırı sulu olduğu belirlenmiştir. 1 buzağının dehidrasyon derecesi 5-6, 1 buzağının 7-8, 8 buzağının ise 9-10 olduğu tespit edilmiştir. 4 buzağıda hafif depresif hal, 6 buzağıda şiddetli depresif hal saptanmıştır. 2 buzağının iştahının iyi olduğu, 4 buzağıda iştahta azalma ve 4 buzağıda iştah kaybı olduğu ortaya konmuştur. 10 buzağıda daha öncesinden antiparaziter uygulama yapılmamıştır. 9 buzağı kolostrum almış 1 tanesi kolostrum almamıştır.
Çalışmaya alınan grupların klinik muayene bulgularının aritmetik ortalamaları ve gruplar arasındaki istatistiksel farklar Tablo 1’de sunuldu. Tablo 1 incelendiğinde rektal sıcaklıkta; G3’te diğer gruplara göre istatiksel olarak anlamlı bir azalma (P<0.05) belirlenmiştir. Ayrıca G2’de G1’e göre istatiksel olarak anlamlı bir azalma (P<0.05) saptanmıştır. Kalp atım sayısında; G2’de G1 ve K’ya göre istatiksel olarak anlamlı bir azalma (P<0.05) belirlenmiştir. Solunum frekansında; G2 ve G3‘de G1 ve K’ya göre istatiksel olarak anlamlı bir azalma (P<0.05) saptanmıştır.
Çalışmaya alınan grupların EKG bulguları aritmetik ortalamaları ve gruplar arasındaki istatistiksel farklar Tablo 2’de verildi. P (mV) dalgasının amplitüdünde G1’de diğer gruplara göre istatiksel olarak anlamlı bir artış (P<0.05) bulunmuştur. R (mV) ve S (mV) dalgalarının amplitüdünde G1, G2 ve G3’de K’ya göre istatiksel olarak anlamlı bir artış (P<0.05) saptanmıştır. T (mV) dalgasının amplitüdünde G3’te K’ya göre istatiksel olarak anlamlı bir artış (P<0.05) saptanırken, G1 ve G2’de ise K’ya göre istatistiksel olarak anlamlı olmayan artış (P>0.05) bulunmuştur. PQ (sn) aralığının süresinde G2 ve G3’te K ve G1’e göre istatiksel olarak anlamlı bir artış (P<0.05) bulunmuştur. QRS (sn) dalgasının süresinde K’ya göre diğer gruplarda istatiksel olarak anlamlı bir artış (P<0.05) saptanmıştır. QT (sn) aralığının süresinde K’ya göre diğer gruplarda istatiksel olarak anlamlı bir artış (P<0.05) saptanmıştır. T (sn) dalgasının süresinde K’ya göre G2 ve G3’te istatiksel olarak anlamlı bir artış (P<0.05) bulunmuştur.
Çalışmaya alınan yenidoğan ishalli buzağıların çekilen EKG’lerinde saptanan bazı önemli değişiklikler Şekil 1-6’da gösterilmiştir.
Çalışmaya alınan grupların kan gazı ve bazı biyokimyasal parametrelerin aritmetik ortalamaları ve gruplar arasındaki istatistiksel farklar Tablo 3’de verildi. Fibrinojen düzeyinde K’ya göre G3’te istatiksel olarak anlamlı bir artış (P<0.05) bulunmakla birlikte, K’ya göre G1 ve G2’de ise istatiksel olarak anlamlı olmayan bir artış (P>0.05) saptanmıştır. pH açısından bakıldığında K’ya göre G2 ve G3’de istatiksel olarak anlamlı bir azalış (P<0.05) G1’de ise istatiksel olarak anlamlı olmayan bir azalış (P>0.05) saptanmıştır. K+ ortalamalarında K’ya göre G3’te istatiksel olarak anlamlı bir artış (P<0.05) saptanırken, G1 ve G2’de ise istatiksel olarak anlamlı olmayan bir artış (P>0.05) bulunmuştur. iCa+2 ortalamalarında K, G1 ve G2’ye göre G3’te istatiksel olarak anlamlı bir artış (P<0.05) saptanmıştır. HCO-3 ortalamalarında K ve G1’e göre G2 ve G3’te istatiksel olarak anlamlı bir azalış (P<0.05) bulunmuştur. Anyon açığı ortalamalarında K’ya göre G2 ve G3’te istatiksel olarak anlamlı bir artış (P<0.05) saptanmış bununla birlikte, K’ya göre G1’de ve G2’ye göre G3’te istatiksel olarak anlamlı olmayan bir artış (P>0.05) bulunmuştur. tCO2 ortalamalarında K ve G1’e göre G3’te istatiksel olarak anlamlı bir azalış (P<0.05) bulunmuştur. Bununla birlikte, K’ya göre G1 ve G2’de istatiksel olarak anlamlı olmayan bir azalış (P>0.05) saptanmıştır. Baz açıklığı (B) ortalamalarında K ve G1’e göre G2 ve G3’te istatiksel olarak anlamlı bir azalış (P<0.05) bulunmuştur.
Buzağıların klinik muayene bulguları, hematolojik muayene bulguları ve elektrokardiografik değerleri arasındaki Pearson korelasyon katsayıları Tablo 4’de gösterilmiştir. Fibrinojen ile QRS (sn), anyon açığı ile arasında pozitif korelasyon, B, pH, HCO-3 ile arasında negatif korelasyon saptanmıştır. pH ile HCO-3, B, tCO2, rektal sıcaklık, kalp atım sayısı, solunum sayısı arasında pozitif korelasyon, K+, iCa+2, anyon açığı, R (mv), T (mv), P (sn), PQ (sn), QRS (sn), T (sn), S (mv), QT (sn) ile arasında negatif korelasyon bulunmuştur. pCO2 ile K+ arasında pozitif, Na+, Cl-, rektal sıcaklık ve solunum sayısı ile arasında negatif korelasyon saptanmıştır. pO2 ile iCa+2 arasında pozitif, rektal sıcaklık, HCO-3, B, tCO2 ile arasında ise negatif korelasyon bulunmuştur. Na+ ile Cl-, rektal sıcaklık, kalp atım sayısı ile pozitif, K+, T (mv), T (sn), R (mv), S (mv), P (sn), PQ (sn), QT (sn) ile arasında ise negatif korelasyon saptanmıştır. K+ ile anyon açığı, T (mv), T (sn), R (mv), S (mv), PQ (sn) ile arasında pozitif, Cl-, B, rektal sıcaklık, solunum sayısı, HCO-3, tCO2 ile arasında ise negatif korelasyon bulunmuştur. iCa+2 ile anyon açığı arasında pozitif, HCO3-, B, tCO2, Q (mv), rektal sıcaklık ile arasında ise negatif korelasyon saptanmıştır. Cl- ile rektal sıcaklık ve solunum sayısı pozitif, R (mv), S (mv),T (mv), PQ (sn), T (sn) ile arasında ise negatif korelasyon ortaya konulmuştur. HCO-3 ile Base (B), tCO2, Q (mv), rektal sıcaklık, kalp atım sayısı, solunum sayısı arasında pozitif, anyon açığı, T (mv), P (sn), PQ (sn), QRS (sn), T (sn), R (mv), S (mv), QT (sn) ile arasında negatif korelasyon bulunmuştur. Anyon açığı ile R (mv), S (mv), T (mv), P (sn), PQ (sn), QRS (sn), T (sn) arasında pozitif korelasyon, B, tCO2, solunum sayısı, rektal sıcaklık ile arasında ise negatif korelasyon saptanmıştır. tCO2 ile B, solunum sayısı, Q (mv), rektal sıcaklık arasında pozitif, QRS (sn), T (sn), S (mv), R (mv), T (mv), PQ (sn) ile arasında ise negatif korelasyon bulunmuştur. B ile rektal sıcaklık, solunum sayısı, Q (mv), kalp atım sayısı arasında pozitif, T (mv), PQ (sn), QRS (sn), T (sn), P (sn), QT (sn) ile arasında ise negatif korelasyon saptanmıştır.
Sıvı elektrolit bozukluklarının sonucuna bağlı olarak kalpte aritmilerin gözlenebileceği ve özellikle kanda ki potasyum iyon artışına bağlı olarak hiperkalemi tablosu durumunda kalbin olumsuz etkilenerek aritmilerin görülebileceği farklı kaynaklarda ifade edilmiştir [8-10]. Hiperkalemik buzağılarda EKG’de şiddetli bradikardi ile karakterize olarak atriyal iletiminde yavaşlama ve P dalgasının oluşmadığı saptanabilir. Bunun haricinde hiperkalemiye bağlı olarak AV blok, kaçış ritimleri, ventriküler fibrilasyon, asistoli ve ölüm tablosu da meydana gelebilir [11]. Yenidoğan ishalli buzağılarda kalp atım sayısında artışın (taşikardi) veya azalışın (bradikardi) olabileceği bildirilmiştir [1,8,10,19]. Bu çalışmada da G1’de 7 hastada, G2’de 3 ve G3’de 3 olmak üzere 13 hastada sinüs taşikardi saptanmıştır. Buna karşın G2’de 1 ve G3’de 1 olmak üzere 2 hastada sinüs bradikardi bulunmuştur. Sinus bradikardi saptanan iki buzağıda (K+=9.45 mmol/L, K+=7.98 mmol/L) hiperkalemi saptanmıştır.
Yenidoğan buzağılarda ishale bağlı olarak, elektrolit ve asit-baz dengesizlikleri dahil olmak üzere metabolik düzensizliklere neden olabilir. Asidemi ve metabolik asidoz, ishalli buzağılarda sıklıkla belirgindir ve tipik olarak hiponatreminin (Na+<134 mmol/L) (normokloremi veya hiperkloreminin eşlik ettiği) bir sonucu olarak düşük güçlü iyon farkı ve D-laktat gibi ölçülmemiş anyonların artması ile karakterize edilir [20,21]. Bununla birlikte sodyum konsantrasyonları G3’de 5, G2’de 4 ve G1’de 2 olmak üzere toplam 11 buzağıda referans değerlerin (16) altında bulunmuş, yani 11 hastada hiponatremi tespit edilmiştir. Potasyum konsantrasyonları G3’de 8, G2’de 5 ve G1’de 4 olmak üzere toplam 17 buzağıda referans değerlerin [16] üzerinde bulunmuş, yani 17 hastada hiperkalemi (K+>5,90 mmol/L) şekillenmiştir. Klor konsantrasyonları G3’de 4, G2’de 3 ve G1’de 3 olmak üzere toplam 10 buzağıda referans değerlerin [16] altında bulunmuştur. Yenidoğan ishali olmasına rağmen buzağılar, bağırsak potasyum kayıpları ve düşük süt alımı nedeniyle negatif bir potasyum dengesine sahiptir [22], genellikle hipokalemi (K+<4.00 mmol/L) nadiren gözlenmekle birlikte, asidemi varlığında normokalemik veya hiperkalemik plazma konsantrasyonlarına sahiptirler [23,24]. Bu durum, hidrojen iyonlarının hücre içi tamponlanması ve potasyum iyonlarının hücre dışı boşluğa transselüler hareketi ile bozulmuş Na1/K1-ATPase aktivitesi ile asidik bir duruma olarak açıklanmıştır [25,26]. Düşük hücre içi pH ile TREK-1 adı verilen bir hücre zarı potasyum kanalının hücreden potasyum akışına neden olur [27,28]. İshalli buzağılarda hiperkalemik bir durumun varlığı kesinlikle mevcut bir asidozun doğasına bağlıdır, ancak kendi başına asidemiye değil, çünkü D-laktik asidoz, plazma potasyum konsantrasyonlarının artmasıyla nadiren ilişkilidir [23]. Daha da önemlisi, ishalli buzağılarda artan plazma potasyum konsantrasyonları, şiddetli dehidrasyon ile yakından ilişkilidir, bu da azalmış glomerüler filtrasyon hızının, hiperkalemi gelişimde merkezi bir patofizyolojik rol oynadığını gösterir [23,29,30]. Bu çalışmada da hiperkalemi saptanan buzağılarda yüksek derecelerde dehidrasyon bulunması bu tezi doğrulamaktadır.
Anormal plazma potasyum konsantrasyonları uyarılabilir dokular üzerinde derin bir etkisi olabilir, çünkü hücre dışı potasyum konsantrasyonunun hücre içi potasyum konsantrasyonuna oranı, iskelet kası zayıflığı ve kardiyak iletim anormallikleri ile sonuçlanan, istirahat membran potansiyelinin önemli bir belirleyicisidir [31]. Ayrıca, hiperkaleminin kardiyotoksik etkileri genellikle yenidoğan ishalli buzağılarda bulunan hiponatremi ve metabolik asidoz koşullarının varlığı ile şiddetlenir [32,33]. Hiperkalemik buzağılarda EKG’de şiddetli bradikardi ile karakterize atriyal iletiminde yavaşlama ve P dalgasının olmaması saptanabilir. Ayrıca hiperkalemiye bağlı olarak AV blok, kaçış ritimleri, ventriküler fibrilasyon, asistoli ve ölüm de görülebilir [10,34]. P dalgasının yassılaşarak amplitüdünde azalma, QRS kompleksinin uzaması ve T dalgası pik yapması durumu şiddetli akut ishalli buzağılarda bildirilmiştir [9,10,12]. Başka bir çalışmada [13] neonatal ishalli buzağılarda EKG’de ritim bozukluklarının fazla görülmediği ve bu tür bozuklukların da özellikle kandaki potasyum konsantrasyonu 8 mEq/L’yi aştığı zamanlarda meydana gelebileceği ifade edilmiştir. Hiperkalemi ile ilgili olarak depresyon, halsizlik, yatalaklık, kardiyak aritmiler ve özellikle serum potasyum konsantrasyonu 7 mEq/L’yi aştığında EKG’de anormallikler bulunmuştur [12]. Başka bir çalışmada [19] Ortalama potasyum konsantrasyonları orta derecede dehidrasyon saptanan buzağılarda 8.33 mEq/L, hafif derecede dehidrasyon saptanan buzağılarda ise 6.3 mEq/L olarak belirlenmiştir. Hiperkalemik kabul edilen orta derecede dehidrasyon belirlenen ishalli buzağıların EKG’sinde P dalgasının olmadığı ve T dalgasının pik yaptığı, hafif dehidre ve orta derecede hiperkalemili buzağılarda ise P dalgasının amplitüdünün kısaldığı, QRS kompleksinin uzadığı ve T dalgasının negatif yönlü pik yaptığı gözlenmiştir [19]. Bu çalışmada EKG parametreleri ise G3’de hasta buzağıların 2 tanesinde P dalgası amplitüdü azalmıştır. G2’de 1 hastanın EKG’sinde P dalgası şekillenmemiş olup, diğer hasta EKG’lerinde 2 tanesinde P dalgası amplitüdü azalmış bulunmuştur. R ve S dalga amplitüdleri G3’de 5, G2’de 6 ve G1’de 6 hastanın EKG’sinde artış bulunmuştur. T dalgası amplitüdü ise G3’de 7, G2’de 6 ve G1’de 2 hastanın EKG’sinde artış saptanmıştır. P dalgası süresi G3’de 8, G2’de 2 hastanın EKG’sinde artış saptanmıştır. PQ aralığı süresi G3’de 4, G2’de 3 hastanın EKG’sinde artış saptanmıştır. Buna bağlı olarak toplam 7 hastanın EKG’sinde 1. derece AV blok belirlenmiştir. QRS dalgası süresi toplam 6 hastada artarken 12 hastada azalmıştır. QTc aralığı ve T dalgası süreleri G3’de 4, G2’de 4 ve G1’de 2 hastanın EKG’sinde artış bulunmuştur. EKG parametreleri bakımından kontrol grubu ile karşılaştırıldığında G1, G2 ve G3 gruplarının EKG’lerinde R, S ve T dalgaları amplitüdleri ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir artış saptanmış, P dalgası amplitüdü ise istatistksel olarak anlamlı olmayan azalış bulunmuştur. Dalga ve dalga aralıkları süreleri açısından ise PQ, QRS, QTc ve T sürelerinde istatistiksel olarak anlamlı artış saptanmıştır.
Bu çalışmada, hiperkalemiyi düşündüren bazı EKG değişikliklerinin (geniş QRS, tepe T dalgaları, 1. derece AV bloğu ve bradikardi) şiddetli ve G2’de görülen hiperkalemik hastalarda önemli ölçüde daha yaygın olduğu saptanmıştır. Normokalemik ve orta derecede hiperkalemik hastalarda hiperkalemiyi düşündüren EKG değişikliklerinin sıklığı arasında anlamlı bir fark olmamasına rağmen, aynı anda mevcut olan hiperkalemiyi düşündüren EKG değişikliklerinin serum potasyum yüksekliğinin derecesi ile arttığı bulunmuştur. Bu bulgular, artan potasyum konsantrasyonları ile birlikte EKG değişikliklerinin daha sık görüldüğüne dair önceki çalışmalarla uyumludur [35,36].
Sivri T dalgaları, yükselmiş serum potasyum konsantrasyonlarının tipik en erken EKG işaretleri olarak kabul edilir [35,36]. Çalışmamızda, şiddetli hiperkalemik hastalarda en yaygın EKG bulgusu sivri T dalgaları iken, geniş QRS en yaygın EKG değişikliğiydi ve normal potasyum konsantrasyonu olan hastalara kıyasla tüm hiperkalemik hastalarda anlamlı olarak daha sık bulunmuştur. Çeşitli araştırmalarda hiperkalemide QTc aralığının kısaldığı bildirilmiş olsa da [37,38], hiperkalemide uzamış QTc oluşma olasılığı da ortaya çıkmıştır [36,39]. Çalışmamızda şiddetli hiperkalemik hastalarda normokalemik hastalara göre uzamış QTc daha fazla görülmüştür.
Çalışmanın amaçlarından biride ishalli hastalarda kaydedilen metabolik değişikliklerle EKG bulguları arasında bulunan korelasyonu ortaya çıkarmaktı. Bu amaçla yapılan korelasyon analizi sonuçlar Tablo 4’de sunulmuştur. Buna göre; asidoz ile fibrinojen, K+, anyon açığı, R (mv), S (mv), T (mv), PQ (sn), QRS (sn), QT (sn), T (sn) arasında P<0.01 iCa+2, P (sn) ile arasında ise P<0.05 derece pozitif korelasyon bulunduğu ortaya konmuştur. Asidoz ile pH, HCO-3, B, tCO2, rektal sıcaklık, solunum sayısı ile arasında P<0.01 derece, Cl-, kalp atım sayısı ile arasında ise P<0.05 derece negatif korelasyon saptanmıştır. K+ ile anyon açığı, T (mv), T (sn) arasında P<0.01 derece pozitif korelasyon, R (mv), S (mv), PQ (sn) ile arasında ise P<0.05 derece pozitif korelasyon gösterdiği bulunmuştur. K+ ile Cl- , B, rektal sıcaklık, solunum sayısı ile arasında P<0.01 derece negatif, HCO3-, tCO2 ile arasında ise P<0.05 derece negatif korelasyon olduğu saptanmıştır.
Sonuç olarak, hiperkaleminin yenidoğan ishalli buzağılarda klinik olarak anlamlı ve potansiyel olarak kardiyotoksik bir elektrolit dengesizliği olduğu kabul edilebilir. Bununla birlikte, artan potasyum konsantrasyonları, çalışma materyalimizde gözlemlenen EKG anormalliklerini kısmen açıklamıştır. Özellikle venöz kan pH'ının önemli ölçüde belirli EKG anormalliklerinin varlığıyla ilişkili olduğu, örneğin sabit ve pik şeklinde görünen T dalgası ve bu anormalliklerin asidik fakat hiperkalemik olmayan buzağılarda da görüldüğü bulguları, asideminin buzağılarda ishalde kardiyak iletim anormalliklerine zemin hazırlayan katkıda bulunan bir faktör olabileceği de dikkate alınmalıdır. Bu çalışmada asidoz ile fibrinojen, K+, anyon açığı, R (mv), S (mv), T (mv), PQ (sn), QRS (sn), QT (sn), T (sn) arasında P<0.01, iCa+2, P (sn) ile arasında ise P<0.05 derece pozitif korelasyon bulunması ve K+ ile anyon açığı, T (mv), T (sn) arasında P<0.01, R (mv), S (mv), PQ (sn) ile arasında ise P<0.05 derece pozitif korelasyon saptanması, ishalli buzağılarda EKG değişikliklerinden hiperkalemi başta olmak üzere, asideminin sorumlu olduğu bununla birlikte, hiperkalsemi, dehidrasyon ve düşük rektal sıcaklığı EKG değişikliklerine neden olabileceği ifade edilebilir. Bu çalışma ile ishalli yenidoğan buzağılarda EKG ve kan gazı parametrelerinin birlikte değerlendirilmesiyle, daha sonraki çalışmalarda hastalığın teşhis, prognoz ve tedavi planlaması yapılmasında katkı sağlayabileceği kanısına varılmıştır.
Bulgular
Hasta grupları incelendiğinde G1; 7 buzağının mukoza ve konjunktivaları hiperemik, 1 buzağının ikterik, 1 buzağının anemik ve 1 buzağının da normal olduğu saptanmıştır. Ayrıca 6 buzağının dışkı kıvamı gevşek, 3 buzağının aşırı sulu ve 1 buzağının gevşek ve sulu olduğu bulunmuştur. 3 buzağının dehidrasyon derecesi 9-10 iken 7 buzağının dehidrasyon derecesi 7-8 olarak saptanmıştır. Buzağılardan 4 tanesi hareketli ve ayakta 3 tanesi hafif depresif ve diğer 3’ünde şiddetli depresif hal gözlemlenmiştir. 3 buzağının iştahının iyi olduğu, 3 buzağıda iştahta azalma olduğu ve 4 buzağıda ise iştah olmadığı saptanmıştır. 10 buzağıda da öncesinde herhangi bir antiparaziter uygulama yapılmamış olup 8 buzağı kolostrum alırken 2 buzağı kolostrum alamamıştır.









Tartışma
Yenidoğan ishalli buzağılarda açık sarımtırak renkten beyaza kadar değişim gösteren sulu, kanlı, mukus ve fibrin içeren bir ishal tablosu görülebilir. Rektal sıcaklığı ilk etapta yüksek olsa da ilerleyen sürelerde düşüş eğiliminde olduğu bildirilmektedir. Depresyon, halsizlik, yem yememe iştahtan kesilme söz konusudur. Yenidoğan buzağı ishallerinde sıvı kaybına bağlı olarak dehidrasyon şekillendiği, buna bağlı olarak enoftalmi, deri elastikiyetinde azalma, kapillar dolum süresinde artış, duruş bozukluğu, ayakta durmada zorluk ve hareket isteksizliği görüldüğü bildirilmiştir. Önemli klinik bulgular arasında ağız ve bacaklarda soğukluk, mukozalarda solgun ve kahverengi görünüm ile emme refleksinde azalma hatta kaybolma söz konusudur. İdrar yapmada azalma, aritmi, zayıf nabız, ilerleyen süreçte ise solunum ve nabız frekansında artış ortaya çıkmaktadır [1,18,19]. Bu çalışmada yenidoğan ishalli buzağılarda da benzer klinik bulgular saptanmıştır.References
- RETİKÜLOPERİTONİTİS TRAVMATİKALI SIĞIRLARDA RUMENOTOMİ ÖNCESİ VE SONRASI BAZI KLİNİK, HEMATOLOJİK, BİYOKİMYASAL VE ELEKTROKARDİYOGRAFİK BULGULARIN KARŞILAŞTIRILMASI
- SAĞLIKLI VE İSHALLİ NEONATAL BUZAĞILARDA KARACİĞER DOKUSU VE KAN SERUMU BETA KAROTEN VE VİTAMİN A MİKTARLARI İLE SERUM PROTEİN FRAKSİYONLARI ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR: I. KAN SERUMU VE KARACİĞER DOKUSU VİTAMİN A VE b-KAROTEN DÜZEYLERİ
- SAĞLIKLI VE İSHALLİ NEONATAL BUZAĞILARDA KARACİĞER DOKUSU VE KAN SERUMU BETA KAROTEN VE VİTAMİN A MİKTARLARI İLE SERUM PROTEİN FRAKSİYONLARI ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR: II. SERUM PROTEİN FRAKSİYONLARI
- 1991-2000 YILLARI ARASINDA FIRAT ÜNİVERSİTESİ VETERİNER FAKÜLTESİ CERRAHİ KLİNİĞİ’NE GETİRİLEN BUZAĞILARDAKİ DOĞMASAL ANOMALİ OLGULARI
- PERİKARDİTİS TRAVMATİKALI SIĞIRLARIN BAZI KAN ELEKTROLİT (Na+, K+, Cl-, Ca++, İNORGANİK P VE Mg++) DÜZEYLERİ İLE EKG (ELEKTROKARDİYOGRAM) BULGULARININ HASTALIĞIN TANISINDA ÖNEMİ