Hatay Yöresindeki Koyun ve Keçilerde Brusellozisin Seroprevalansının Araştırılması
Volume 20, Issue 5
December 2006 · Pages 331-335
Hatay Yöresindeki Koyun ve Keçilerde Brusellozisin Seroprevalansının Araştırılması
Investigation of Seroprevalance of Brucellosis in Sheep and Goats From Hatay Region
Tekin ŞAHİN1, Abdulbaki YILDIZ1
Bu çalışmada, Hatay yöresindeki koyun ve keçilerde brusellozisin seroprevalansının araştırılması amaçlandı.
Serolojik muayeneler, ticari ELISA test kitleri kullanılarak yapıldı. 462 koyunun 155’i (%33.5) ve 458 keçinin 177’si (%38.6) seropozitif bulundu. Abort yapan 72 koyunun 56’ında (%77.8), 157 keçinin 71’i nde (%45.2) ve abort yapmayan 390 koyunun 99’unda (%25.4), 301 keçinin 106’ında (%35.2) hastalığın seropozitif olduğu ve hem koyun hem de keçilerde abort yapanlardaki seropozitiflik oranlarının, abort yapmayan hayvanlardaki oranlardan önemli derecelerde yüksek olduğu saptandı. Irklara göre yapılan değerlendirmelerde; koyun ırklarındaki seropozitiflik oranları arasında istatistiki olarak önemli farklar bulunurken, keçi ırklarındaki seropozitiflik oranları arasında farkların önemsiz olduğu saptandı. Ayrıca hem koyun hem de keçilerdeki seropozitiflik oranlarının yaşa paralel olarak yükseldiği dikkati çekti.
Sonuç olarak; Hatay yöresindeki koyun ve keçilerde brusellozisin yüksek oranlarda seropozitif olduğu saptandı.
The objective of this study was to determine seroprevalance of brucellosis in sheep and goats from Hatay region.
The serologic examinations were performed by commercially avaliable ELISA test kits. 155 (33.5%) of 462 sheep and 177 (38.6 %) of 458 goats were found to be seropositive for brucella antibodies. 56 (77.8 %) of 72 aborted sheep, 71 (45.2 %) of 157 aborted goats and, 99 (25.4 %) of 390 nonaborted sheep, 106 (35.2 %) of 301 non-aborted goats were seropositive for the disease. Seropositivity rates in both aborted sheep and goats were significantly higher than in non-aborted animals. Regarding breeds, the brucella seropositivity rates of sheep were significantly differences. Otherwise, no significant differences were found among various goat breeds. Futhermore, seropositivity rates of both sheep and goats increased in paralel to age.
As a result, high brucella seropositivity rates were obtained in sheep and goats from Hatay region.
Introduction
Brusellozis, hem insan hem de hayvan sağlığını yakından ilgilendiren ve hayvansal üretim üzerine önemli etkileri olan bulaşıcı, akut, subakut veya kronik seyirli zoonoz bir enfeksiyondur [1,2]. Hastalık sığır, koyun, keçi ve domuz gibi hayvanların dişilerinde, genital organlara yerleşerek yavru atma, infertilite, mastitis ve artritislere, erkeklerde ise orşitise neden olan nekrotik yangısal karakterde enfeksiyöz bir hastalıktır [3-6].Brusella etkeni, ilk olarak Bruce tarafından 1887 yılında, Malta adasında Akdeniz hummasından ölen askerlerin dalaklarından izole edilmiştir [1,6-8]. Koyunlarda ise ilk kez Garcia ve Iscara tarafından izole edilmiştir [9]. Koyun ve keçilerde brusellozise en çok B. melitensis daha az olarakta B. abortus neden olur. Gebe olan koyunlar enfeksiyona kuzulara oranla daha duyarlıdırlar ve kontamine plasenta ve fötus ile temaslarının ardından enfeksiyona çok çabuk yakalanırlar. Gebe hayvanlarda oluşan enfeksiyon, çoğu zaman abort ile sonuçlanır. Enfekte hayvanlar kısa sürede hastalıktan kurtulabilirler ve nadiren ikinci kez yavru atarlar [6].
Gebe hayvanlarda oluşan enfeksiyon, çoğu zaman abort ile sonuçlanır. Enfekte hayvanlar kısa sürede hastalıktan kurtulabilirler ve nadiren ikinci kez yavru atarlar. Keçiler brusellozise koyunlardan daha duyarlıdırlar ve bazı durumlarda enfeksiyon yıllarca persistent kalabilir. Keçilerde etkenin süt ile atılımı en az iki laktasyon periyodu boyunca sürebilmektedir.
Koyun ve keçilerde etkenin vajinal yolla atılımı sığırlara oranla daha çok ve daha uzun sürelidir (keçilerde 2-3 ay). Süt verimindeki azalmada sığırlara oranla daha fazla olmaktadır. Ancak koyun ve keçilerde infertilite oranı sığırlara oranla daha düşüktür [9]. Malta humması olarak da bilinen koyun ve keçi brusellozisi Akdeniz ülkeleri ve Arap Yarım Adası başta olmak üzere Orta ve Batı Avrupa ülkeleri, Latin Amerika ülkeleri, Batı ve Orta Asya gibi dünyanın güney ve güneydoğu ülkelerinde görülmektedir [10].
Türkiye’de brusellozisin varlığı uzun yıllardan beri bilinmektedir [4,7,9,11]. Koyunlarda brusellozisin varlığı ilk olarak Köylüoğlu ve Aktan tarafından 1944 yılında Bandırma Merinos Çiftliği’ndeki koyunlarda serolojik olarak tespit edilmiştir [4,7-9].
Türkiye’de yapılmış çalışmalarda, koyun ve keçilerde görülen bakteriyel kaynaklı yavru atmaların başlıca sebebinin brusellozis olduğu bildirilmektedir [5,12].
Brusella etkenleri süt, idrar, sperm ve gebe hayvanların uterus içeriğinde, fötus ve fötal membranlarda bulunmakta ve bu yolla da dışarı atılmaktadır [7]. Bir hayvandan diğerine bulaşma, sindirim sistemi, deri, konjuktiva, çiftleşme ve sağım sırasında memelerin kontaminasyonu ile olmaktadır [6,7,9]. Brusella etkenleri ile bulaşık yem, su, idrar gibi maddeler ve enfekte koçların spermaları da hastalığın bulaşmasında rol oynar [6]. Hastalığın en belirgin semptomları, dişilerde abortus, kısırlık, mastitis, erkeklerde orşitis ve her iki cinsiyette birden görülen artritistir [2,6,7,13].
Brusellozisin kesin teşhisi, etkenin izolasyonu ve identifikasyonu ile olmaktadır [6,7,13]. Canlı materyallerde bakteriyolojik yoklamalar pratik değildir ve izolasyon her zaman mümkün olmaz [7]. Bu nedenle brusellozisin teşhisinde bakteriyolojik testler ile birlikte serolojik ve allerjik testler de kullanılmaktadır.
Brusellozisin tanısında serolojik testlerden ELISA (Enzyme-Linked Immunosorbent Assay) oldukça güvenilir ve çabuk sonuç veren bir testtir [4,6].
Bu çalışmada Hatay ve yöresindeki koyun ve keçilerde brusellozisin seroepidemiyolojisinin saptanması amaçlanmıştır.
Material and Method
Bu çalışmada Hatay ve yöresinde bulunan İvesi, Sakız ve Dağlıç koyun ırkları ile Halep, Şam ve Kıl keçisi ırklarının bulunduğu 42 sürüden 2003 Şubat-Mart ayları içerisinde rasgele seçilerek toplam 920 hayvandan kan örnekleri toplandı. Koyun kan örnekleri 22 sürüden toplam 462, keçi kan örnekleri ise yine 22 sürüden toplam 458 hayvandan alındı.Vena jugularis’ten 10 ml’lik vakumlu cam tüplere alınan kan örnekleri 3000 RPM’de 10 dakika santrifüj edilerek serumları ayrıldı. Elde edilen serum örnekleri plastik eppendorf tüplere aktarılarak testler yapılıncaya kadar –20 ºC’de deepfreezde saklandı.
Çalışmada ticari ELISA test kiti (ELISA Sheep and Good Brucellosis Serum Screening, Version: P04310/02, Institut Pourquier) prosedürüne uygun olarak kullanıldı.
Okuma işlemi VERSA max (Molecular Devices) marka ELISA okuyucusunda gerçekleştirildi. Optik dansite 450 nm (OD.450)’ye ayarlanarak serum örnekleri okundu.
İstatiki analizler 10.5 paket programında x2 (ki kare) testine göre yapılmıştır [14].
Results
Araştırmanın tüm sonuçları tablo 1 ve 2'de verilmiştir.


Discussion
Gerek gıdasal değer olarak ve gerekse ekonomiye sağladığı önemli katkılar nedeniyle ülkemizde koyun ve keçi yetiştiriciliğinin önemi büyüktür. Koyun ve keçilerde verimi olumsuz yönde etkileyen, hatta ölümlere de sebep olabilecek birçok bulaşıcı hastalık olup bunların başında da brusellozis gelmektedir [12].Brusellozis, hayvanlarda ekonomik kayıplara neden olmasıyla birlikte enfekte hayvanların süt ve süt ürünleri ile tüketicileri de etkilemesi sebebiyle halk sağlığı açısından da önemli bir hastalıktır [6,15].
Sığır brusellozisi birçok ülkede başarılı bir şekilde eradike edilmesine rağmen, koyun brusellozisi halen dünyanın birçok bölgesinde endemik bir seyir izlemektedir. Teşhis ve tedavi konusundaki ilerlemelere rağmen brusellozis halen dünyada yaygın olarak görülmekte ve gelişmekte olan ülkelerde de prevalansı artmaktadır [16].
Brusellozisin teşhisinde hızlı, pratik ve az zamanda daha çok sayıda materyalin değerlendirilebilmesi nedeniyle, serolojik testlerden (ELISA, SAT, RBPT vs.) yararlanılmaktadır [4]. ELİSA testinin brusellaya karşı çok düşük seviyedeki antikorları ortaya çıkarması, brusellozise karşı yapılan serolojik çalışmalarda yüksek oranda spesifite ve sensitivite gösterdiği birçok araştırıcı tarafından doğrulanmıştır [4-6,8,13,16,17]. Bu nedenle araştırmada, brusellozisin seroprevalansının belirlenmesinde ELİSA testi kullanıldı.
Türkiye’de evcil hayvanlardaki brusellozisin varlığı uzun yıllardan beri bilinmektedir [17]. Gürtürk ve ark. [18], sınır ili olan Van’da yaptıkları seroepidemiyolojik çalışmada, koyunlarda %13.4 ve sığırlarda %2.1, Kenar [19], İç Anadolu Bölgesinde koyunlarda %1.2-90, sığırlarda %0.92-24.15, İyisan ve ark. [9], Türkiye genelinde sığırlarda brusellozisin prevalansını %1.43, koyunlarda ise %1.97 olarak tespit etmişlerdir. Sağlam ve ark. [20], Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinde atık fötuslardan bölgelere göre %40-42.25 oranında Brucella spp. izole ettiklerini bildirmektedirler.
Bu çalışmada incelenen 458 keçi serumunun 177’si (%38.6), 462 koyun serumunun 155’i (%33.5) ELİSA ile seropozitif bulundu. Elde edilen bu sonuçların oldukça yüksek olduğu dikkati çekmektedir.
Yapılan serolojik çalışmalarda birçok araştırmacı yaş artışı ile brusellozisin prevalansının arttığını ileri sürmektedirler [21-23]. Akakpo ve ark. [22], Senegal/Togo’da, 1056 sığır üzerine yaptıkları serolojik çalışmada, 1-3 yaşındakilerde %33.6, 10 yaş ve üzerindekilerde %58.1’lik seropozitiflik tespit ettiklerini, Masoumi ve ark. [24], Pakistan’ın Lahore bölgesinde, serum aglutinasyon testi ile 500 keçi, 532 koyun ve 522 insan serum örneğininde en yüksek insidansın 4 yaşın üstündeki keçilerde görüldüğünü, Chartier [25] ise, Fransa’nın değişik yerlerinde 2149 yerli Djallonke ve Sahelian koyun ırkları üzerine yaptığı serolojik çalışmada, yaşın ilerlemesiyle seropozitiflik oranında hafif bir artış olduğunu bildirmişlerdir.
Bu çalışmada da, literatürlerde olduğu gibi gerek koyun ve gerekse keçilerde saptanan seropozitiflik oranlarının yaşın ilerlemesine paralel olarak arttığı tespit edildi (Tablo 1-2).
Brusellozisin araştırıldığı bazı serolojik çalışmalarda, ırklar arasında da farklılıkların olduğu araştırıcılar tarafından saptanmıştır [22]. Bunlardan Akakpo ve ark. [22], Senegal/Togo’da, 1056 sığır bruselloz üzerine yaptıkları serolojik çalışmada Taurine ırkında %40.7, Zebu’da %38.8 ve Metis (taurine-zebu melezi)’de %52.1, Sergeant [26], B. ovis ile enfekte sürü ve besi koçları üzerine yaptıkları araştırmada, Merinos koçlarının seroprevalansının Border Leicester ve Dorset koçlarından önemli derecede daha düşük olduğunu bildirmişlerdir. Aynı şekilde Jeyaprakash ve ark. [27] da, brusellozis’de ırk farklılıklarını analiz ettikleri çalışmada, yerli ırklardaki seropozitifliğin melez ırklardan daha yüksek olduğunu tespit etmişlerdir.
Bu çalışmada keçi ırkları arasındaki seropozitiflik istatistiki açıdan önemli bulunmazken, Sakız ve İvesi ırkı koyunlardaki seropozitiflik oranları arasında P<0.05, İvesi ile Dağlıç ırkları arasında ise P<0.001 güven eşiğinde önemli farklılıklar saptandı.
Dünyanın farklı bölgelerinde yapılan araştırmalarda abort yapan koyun ve keçilerde brusellozisin seroprevalansı araştırılmıştır [28,29]. Belobab ve ark. [28], Kazakistan’da atık fötuslarda yaptıkları çalışmalarında 887 atık kuzu fötusunun %4’ünde, Sağlam ve ark. [20], Erzurum ve Kars illerinde, 119 atık koyun fötusunun 38’de, Zowghi ve ark. [30], İran’da, 2009 atık koyun ve keçi fötusunun %43.5’de Brusella ssp.izole ettiklerini bildirmişlerdir.
Kıran ve ark. [31], Konya yöresinde 238 atık koyun fötusunun %31’inde, Erdoğan ve ark. [32], Trakya bölgesinde, 145 koyun ve keçi atık fötuslarının 29’da, Arda ve ark. [33] Orta Anadolu’nun 5 ilinde 3 kuzulama sezonunda, 173 atık yavrunun %18.49, Mahajan ve ark. [34], Hindistanda bir çiftlikte abort veya ölü doğan 50 kuzunun 15’inde, Karaman ve ark. [35], 1989-92 yılları arasında, kuzulama döneminde, Ankara bölgesinde toplanan ve değişik yörelerden gelen 156 atık fötusta yapılan bakteriyolojik muayenede %22 oranında B.melitensis izole etmişlerdir.
Jha ve ark. [36], Nepal’in Koshi Tepeleri bölgesinde abort yapan keçilerdeki brusellozis’in seroprevalansının %5.9, El-Ghani ve ark. [37], Mısır’da abort yapmış 62 koyunun %4.84 ve 71 keçinin %7.4, Giantzis ve ark. [38], Yunanistan’da, abort problemli 471 koyun ve keçinin %33.3, Büyükçoban [39], Bursa bölgesinde, abort yapmış 479 koyunun %37 olduğunu bildirmektedirler.
Yine Kenar ve ark. [40], Konya bölgesinde, iki kuzulama sezonunda 303 atık fötusun 43’ünde (%14) B. melitensis izole etmişler ve abort problemleri olan sürülerden alınan 1063 serum örneğinin 173’ünü (%16.5) Brusella için seropozitif bulmuşlardır.
Sunulan çalışmada da abort yapan koyun ve keçilerdeki seropozitiflik oranlarının (%77.8 ve %45.2) abort yapmayan hayvanlardaki oranlardan (%25.4 ve %35.2) önemli (P<0.05 ve P<0.01) derecede yüksek olduğu saptandı ve özellikle abort yapan koyunlardaki oranın oldukça yüksek olduğu tespit edildi.
Sonuç olarak; Hatay yöresindeki koyun ve keçilerde brusellozisin yüksek sayılabilecek oranlarda seropozitif olduğu, bu pozitiflik oranlarının yaşa paralel olarak yükseldiği ve abort yapan hayvanlardaki oranlar dikkate alındığında bölgede abortun önemli nedenlerinden birinin de brusellozis olabileceği kanısına varıldı.
* Bu çalışma, aynı adlı yüksek lisans tezinden özet olup, HRÜ Araştırma Fonu (HÜBAK Proje no:355)
tarafından desteklenmiştir.
References
- KOYUN KARACİĞER DOKU ARGİNAZININ GUANİDİN VE BAZI AMİNO ASİTLER TARAFINDAN İNHİBİSYONU VE İNHİBİSYONUN KİNETİĞİ
- Role of Pregnancy in Epidemiology of Rotavirus Infection in Cattle
- SIĞIRLARDA ROTAVİRUS ENFEKSİYONUNUN EPİDEMİYOLOJİSİNDE GEBELİĞİN ROLÜ
- Effect of Fasciola hepatica on Repeat Breeding Problem of Cows
- İNEKLERDE DÖL TUTMAMA PROBLEMİ İLE FASCİOLA HEPATİCA ARASINDAKİ İLİŞKİ