Bir Besi Sığırında Çinko Yetersizliği Olgusu
Volume 21, Issue 1
December 2007 · Pages 045-048
Bir Besi Sığırında Çinko Yetersizliği Olgusu
A Case Report of Zinc Deficiency in a Feedlot Cattle
Engin BALIKÇI1, D. Özlem DABAK2, Ömer KIZIL1, Tolga KARAPINAR1, M. Reşat ÖZERCAN3
2Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji Anabilim Dalı Elazığ-TÜRKİYE
3Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Elazığ-TÜRKİYE
Bir besi sığırında belirlenen çinko yetersizliği olgusu tanımlandı. Başlıca klinik bulgular özellikle yüz, boyun, arka bacakların iç kısımları, kuyruk ve skrotumdaki deride belirgin kalınlaşma ve kepeklenmelerdi. Serum çinko konsantrasyonu düşüktü (19.8 µg/dl). Derinin histopatolojik muayenesinde parakeratozis, perivasküler mononükleer infiltrasyon ve dermal kollajen artışı tespit edildi. Olgu oral çinko oksit uygulaması ile başarıyla tedavi edildi. Olgudaki yetersizliğin nedeni tespit edilemedi.
A case of zinc deficiency in a feedlot cattle is described. Thickening and scaling of the skin especially prominent on the face, neck, medial parts of the hind legs, tail and scrotum were common clinical signs. Serum zinc concentration was low (19.8 µg/dl). Histopathologic examination of skin biopsy sample revealed parakeratosis, perivascular mononuclear infiltration and increase in dermal collagen deposition. Treatment with oral zinc oxide resulted in successful recovery. A cause for deficiency could not be established.
Introduction
Hayvanlarda deride kepeklenme, kalınlaşma ve kabuklanmalara yol açan çeşitli enfeksiyöz, paraziter ve toksik hastalıklar ile beslenme yetersizlikleri bildirilmiştir [1]. Çinko, organizmada önemli fonksiyonlara sahip olan temel iz elementlerden birisi olup, yetersizliği durumunda ruminantlarda derideki epitel hücrelerin keratinleşmesi ile kendini gösteren parakeratoz gelişir. Deride kuruma, kalınlaşma, kepeklenmeler meydana gelir. Boynuz ve kıl gibi diğer keratinli yapılarda da şekil bozuklukları ortaya çıkar. Yaraların iyileşmesi gecikir ve üreme bozulur [2]. Hastalığın tanısı derideki lezyonlara, serum alkalin fosfataz aktivitesi ve serum çinko düzeyindeki azalmalara ve deri biyopsisinin histopatolojik bulgularına dayanılarak konulur. Hastalığın tedavisinde oral çinko uygulamaları etkili olmaktadır [3,4].Ruminantlarda doğal çinko yetersizliğini ortaya koyan çalışmaların az sayıda olması nedeniyle [5-8], bu şekildeki deri lezyonları ile seyreden hastalıkların ayırıcı tanısında yararlı olabileceği düşüncesiyle bu olgunun yayımlanması uygun görülmüştür.
Case Presentation
Olgu materyalini 15.09.2006 tarihinde Elazığ ili, Kovancılar ilçesi, Kavak köyünden Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'ne muayene ve tedavi için getirilen, 1 yaşında SimmentalxMontafon melezi bir besi sığırı oluşturdu. Anamnezden, hayvanın yaz ayları boyunca merada beslendiği, son 20 gündür ahır besisine geçildiği ve yaklaşık 15 gün önce deride başlayan ve giderek yaygınlaşan lezyonlar ile iştahsızlıktan dolayı kliniğimize getirildiği öğrenildi.Hastanın fiziksel, paraziter, hematolojik, biyokimyasal ve histopatolojik muayeneleri yapıldı. Fiziksel muayenede genel muayene sistematiği izlendi. Dışkı örneği, kan yayması ve deri kazıntısında rutin yöntemlerle parazitolojik muayeneler yapıldı. Heparinli ve antikoagülan içermeyen iki ayrı tüpe hayvanın V. jugularisinden alınan kan örneklerinden bazı hematolojik parametreler (total lökosit ve hematokrit değer) ve bazı biyokimyasal parametreler (serum çinko, bakır, glikoz, total protein, albumin, trigliserit, kolesterol, üre, total bilirübin, kalsiyum, magnezyum, sodyum, potasyum, aspartat amino transferaz, alanin amino transferaz ve alkalin fosfataz düzeyleri) saptandı. Total lökosit Thoma lamı, hematokrit değer mikrohematokrit tüp kullanılarak ölçüldü. Biyokimyasal parametrelerden serum çinko ve bakır düzeyleri Schimadzu AA-6701F atomik absorbsiyon flame emisyon spektrofotometresi (Japonya) ile diğerleri ise Olympus AU 600 model otoanalizör (Randox Laboratories Ltd, UK) yardımıyla ticari kitler kullanılarak belirlendi.
Histopatolojik muayene için boynun yan tarafından deri biyopsisi yapıldı. Alınan bu doku numunesi %10'luk tamponlu formaldehit solusyonunda tespit edildi ve bilinen klasik işlemlerden geçirilerek Hematoxylin&Eosin (H&E) ile boyandı.
İlk fiziksel muayenede konjunktivalarda hiperemi, diş gıcırdatma ve aşırı salivasyon ile rektal ısının (T): 38.9 oC, nabız frekansının (P): 108 ve solunum frekansının (R): 20 olduğu belirlendi. Özellikle burun ve göz çevresi, boyun, arka bacakların iç yüzleri, kuyruk ve testislerdeki deri kısımlarında kalınlaşma ve kepeklenmeler ile yer yer çatlaklar ve kızarıklıklar tespit edildi (Şekil 1,2). Dışkı örneği, kan yayması ve deri kazıntısının muayenelerinde herhangi bir parazitolojik etkene rastlanmadı.


Deri biyopsi örneğinin histopatolojik muayenesinde perivasküler mononüklear infiltrasyon, parakeratozis ve kollajen artışı tespit edildi (Şekil 5).

Çinko yetersizliği tanısı ile günlük olarak 300 mg dozunda oral çinko oksit ile tedaviye alınan hastada tedavi sonrası 15. günde fiziksel ve biyokimyasal muayeneler tekrarlandı.
Tedavi sonrası yapılan fiziksel muayenede hayvanın iştahının normale döndüğü, konjunktivalardaki hiperemi, diş gıcırdatma ve aşırı salivasyonun ortadan kalktığı, T: 39.1 ºC, P: 92 ve R: 32 olarak belirlendi. Deri lezyonlarının hemen tamamen düzeldiği, yeni ve sağlıklı görünümde kılların çıktığı gözlendi (Şekil 3,4).


Tedavi öncesi ve sonrasındaki hematolojik ve
biyokimyasal muayenelerin sonuçları Tablo
Ruminantlarda gerek doğal gerekse deneysel
oluşturulan çinko yetersizliklerinde iştahsızlık, letarji ve
aşırı salivasyon, deride kalınlaşma, kabuklanma,
kepeklenme, çatlama, kızarıklık ve alopesi gibi bulguların
şekillendiği bildirilmektir [3,5-7]. Bu olguda da benzer
şekilde iştahsızlık, aşırı salivasyon ile vücudun birçok
bölgesindeki deri kısımlarında kalınlaşma ve kepeklenmeler
ile yer yer çatlaklar ve kızarıklıklar tespit edilmiştir.
Sığırlarda kan serumundaki çinko düzeylerinin
normal şartlarda 80-120 µg/dl olduğu kaydedilmektedir
[3]. Sığırlarda çinko yetersizliği belirtilerinin oluşması için
serum çinko düzeyinin 40 µg/dl olması gerektiği
bildirilmiştir [12]. Bu olgunun serum çinko düzeyi (19.8
µg/dl), yetersizlik belirtilerinin görülebilmesi için bildirilen
sınırın (40 µg/dl) altında saptandı. Serum çinko düzeyine
paralel olarak serum alkalin fosfataz aktivitesinde ortaya
çıkan değişimler, çinko ile alkalin fosfataz arasında pozitif
bir korelasyonun olduğunu bildiren kaynaklarla [3,6]
uyum içerisindedir.
Çinko eksikliğinde veya rasyona çinko ilavesinde bazı
metabolitlerin kandaki düzeylerinde değişiklikler
olabileceği bildirilmiştir [13]. Çinko eksikliğinde serum
total protein ve albümin düzeyleri azalırken, serum glikoz
ve kolesterol düzeylerinde artış olduğu, rasyona çinko
ilave edildiğinde ise serum total protein ve albümin
düzeyleri artarken, serum glikoz ve kolesterol
düzeylerinin azaldığı saptanmıştır [13,14]. Bu olguda da
tedaviden önce total protein, albümin, glikoz, trigliserit ve
kolesterol düzeyleri sırasıyla 6.52 g/dl, 2.11 g/dl, 75
mg/dl, 49 mg/dl, 93 mg/dl iken, tedaviden sonra sırasıyla
7.55 g/dl, 2.94 g/dl, 51 mg/dl, 30 mg/dl, 76 mg/dl olarak
belirlenmiştir. Bu etkileşim çinkonun organizmada bazı
enzim ve hormonların sentezlenmesi veya işlevlerini
yerine getirmesinde rol oynadığını veya birçok
biyokimyasal reaksiyona girerek, protein sentezi ve
metabolizması, karbonhidrat ve lipid metabolizmaları için
gerekli bir mineral madde olduğunu bildiren araştırıcıları
[15-18] destekler niteliktedir.
Çinko yetersizliğinde ruminantlarda derinin
histopatolojik muayenelerinde parakeratozis, kollojen
proliferasyonu ve perivaskuler infiltrasyonun görüldüğü
bildirilmiştir [3,5,6,8]. Bu olgunun deri biyopsisinin
histopatolojik muayenesinde saptanan bulgular,
araştırıcıların bildirimleriyle uyum içerisindedir.
Çinko yetersizliğinin tedavisinde çinko oksit ve çinko
sülfat gibi inorganik çinko preparatları etkili olmaktadır [2,4,6,8]. Çinko oksitin sığırlara oral yolla günde 250-500
mg dozunda verilmesi ile kısa sürede iyileşmelerin
görüleceği vurgulanmıştır [4]. Can ve arkadaşları [6],
doğal çinko yetersizliği saptadıkları bir buzağıyı ilk 8
günde 100 mg, sonraki 7 günde de 40 mg oral çinko
oksit ile tedaviye almışlar ve bu süre sonunda hayvanda
çok büyük oranda iyileşme olduğunu bildirmişlerdir. Bu
bildirimlerle benzer şekilde bu olgunun çinko oksit ile 300
mg/gün dozunda tedavisinin başarılı olduğu ortaya
konulmuştur.
Sonuç olarak; sığırlarda deride özellikle kalınlaşma,
kepeklenme ve çatlaklarla karakterize lezyonlarla
karşılaşıldığında, çinko yetersizliği yönünden de ayrıntılı
bir muayenenin yapılmasının gerekli olduğu kanısına
varılmıştır.

Discussion
Sahada karşılaşılan çinko yetersizliklerinde altta
yatan sebebin ortaya konulması zordur [5]. Düşük çinko
içeren rasyonlar ruminantlarda çinko yetersizliklerine
neden olmaktadır [4]. Bunun dışında rasyonda kalsiyum,
bakır ve kadmiyum gibi elementlerin fazla miktarda
olması durumunda sekunder çinko yetersizlikleri ortaya
çıkmaktadır [4,9] . Ayrıca bazı sığır ırklarında kalıtsal
olarak gelişen çinko yetersizlikleri de bildirilmiştir [10,11].
Bu olgunun mera beslenmesinden çok kısa bir süre
sonra yetersizlik belirtileri göstermiş olması nedeniyle
ahır beslenmesinde kullanılan rasyonun analizinin yararlı
olmayacağı düşünülerek yem analizi yapılmamıştır. Aynı
merada ve sonrasında ahırda aynı şartlarda beslenen
diğer hayvanlarda benzer belirtilerin ortaya çıkmamış
olması, bu olguda şekillenen çinko yetersizliğinde
bireysel birtakım faktörlerin etkili olabileceği kanaatini
güçlendirmektedir.References
- YEMLERLE ALINAN YÜKSEK DÜZEYDE İYOTUN SIĞIRLARDA BAZI KLİNİK HEMATOLOJİK VE BİYOKİMYASAL PARAMETRELER ÜZERİNE ETKİSİ
- SIĞIR THEİLERİOSİSİ
- ŞAP AŞISI UYGULANAN BESİ SIĞIRLARINDA ANTİOKSİDAN VİTAMİNLERİN KLİNİK VE BAZI HEMATOLOJİK PARAMETRELER İLE ANTİOKSİDAN ENZİM VE LİPİT PEROKSİDASYON DÜZEYLERİNE ETKİLERİ
- SIĞIRDA FARİNGEAL PENETRAN BİR YORGAN İĞNESİ OLGUSU
- KIŞ MEVSİMİNDE KARS YÖRESİNDE ZAVOT SIĞIRLARININ GENEL, YAŞ VE CİNSİYETE GÖRE VENÖZ KAN GAZI DEĞERLERİ