Bu çalışmada bir köpekteki bağırsak invaginasyonu ve ultrasonografik tanısı sunuldu. Olguyu
kusma, iştahsızlık ve halsizlik şikayetleri ile Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan
Hastanesi'ne getirilen Labrador Retriever ırkı 1,5 yaşında dişi köpek oluşturdu. Fiziksel muayenede
rektal ısının (T): 38,9ºC, nabız frekansının (P): 120 ve solunum frekansının (R): 24 olduğu
belirlendi. Abdominal palpasyonda karında cranio-caudal yönünde seyreden bir kitle saptandı.
Ultrasonografik muayenede invagine olan bağırsak kısmının çapraz kesitlerde anekoik merkezli ve
bunu hipoekojenik ve hiperekojenik çevreleyen halkalar halinde hedef tahtası benzeri yapıda
olduğu görüldü. Anamnez, fiziksel ve ultrasonografik muayene bulgularına dayanılarak hastaya
bağırsak invaginasyonu tanısı ile genel anestezi altında laparatomi yapılmasına karar verildi. Karın
boşluğu açıldıktan sonra invagine olan bağırsak kısmı bulunup dışarıya çıkarıldı. İnvagine olan
bağırsak kısmı rezeke edildikten sonra uç uca anastomoz gerçekleştirildi. İnvaginasyon nedeninin
bir iplik parçası olduğu saptandı. Hayvan ertesi gün yemeye başladı ve takip eden 5 gün boyunca
düzelmeye devam etti.
Sonuç olarak, köpeklerde abdominal palpasyonda silindirik kitle tespit edildiğinde, özellikle
ultrasonografik muayene yapılmasının doğru teşhis ve operasyon endikasyonu için oldukça yararlı
olabileceği kanaatine varıldı.
In the present study, intestinal intussusception and its ultrasonographic diagnosis in a dog was
presented. Labrador Retriever, 1,5-year-old, a female dog, with a history of anorexia, vomiting and
weakness was referred to Firat University Veterinary Teaching Hospital. In clinical examination,
values for rectal temperature, pulse and respiratory rate were found 38,9ºC, 120 beats/min and 24
breaths/min, respectively. A cylindric abdominal mass in cranio-caudal respect was detected on
abdominal palpation. In ultrasonographic examination, the intussusception was observed with a
target-like mass consisting of anechoic center surrounded by hypoechoic and hyperechoic
concentric rings in tranverse section. Based on the history and the results of clinical and
ultrasonographic examination diagnosis of intussusception was made and the dog was undergone
for laparatomy under general anaesthesia. The intussusception was observed after laparatomy.
An end-to-end anastomosis was performed after resecting intussusception. A piece of string was
determined as the cause of intussusception. The dog became appetent a day after surgery and
had a steady improvement during day 5 post operation.
In conclusion, ultrasonography can be a valuable diagnostic tool in dogs especially when a
cylindric palpable abdominal mass observes on abdominal palpation.
Giriş
Bağırsak invaginasyonu, bağırsağın bir kısmının hemen yanındaki bağırsak
segmentinin içine girmesi olarak tanımlanmaktadır[1]. Bağırsak invaginasyonları daha
çok bir yaşın altındaki köpeklerde ortaya çıkmaktadır[1]. Nedeni tam olarak ortaya
konulmamasına karşın önceden geçirilen abdominal bir operasyon, yabancı cisimler,
bağırsak parazitleri ve akut enteritisler bağırsak invaginasyonuna predispoze edici
faktörlerdir[1-4]. Bağırsak invaginasyonu vakalarında kusma, depresyon, iştahsızlık ve
ishal çoğunlukla karşılaşılan belirtilerdir. Abdominal palpasyonda silindirik ya da sosis
benzeri bir kitlenin varlığı genellikle invaginasyona işaret eder[1,2,5,6]. Abdominal
radyografilerin diagnostik önemi olduğu ifade edilmesine karşın son yıllarda abdominal
ulrasonografinin en iyi teşhis aracı olduğu vurgulanmaktadır[1,5-7]. Köpeklerde
bağırsak invaginasyonlarına ilişkin ultrasonografik görüntülerin çok fazla sayıda
olmaması ve bağırsak invaginasyonu olgularında abdominal palpasyon ile ultrasonografi
tekniklerinin birlikte kullanılmasıyla elde edilen olumlu sonuçların klinisyen
meslektaşlarımızın bilgisine sunulması amacıyla bu olgu sunumunun yayınlanması
düşünülmüştür.
Olgu Sunumu
Çalışma materyalini, 2007 Aralık ayında Fırat
Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi İç
Hastalıkları Kliniği'ne muayene ve tedavi için getirilen 1,5
yaşında Labrador Retriever ırkı dişi bir köpek oluşturdu.
Kayıtlardan hayvanın iç parazit mücadelesinin ve
aşılamalarının tam olarak yapıldığı saptandı.
Anamnezden hayvanın 10 gün önce kusma, iştahsızlık
ve halsizlik belirtileri gösterdiği ve şikayetler başladıktan
4 gün sonra bir Veteriner Hekim tarafından tedaviye
alındığı ve dört gün süreyle hastaya sefazolin,
metoklopromid, ranitidine, B vitamin kompleksi,
nifuroxazide, İsosol M, % 5 Dekstroz ve % 0,9 NaCl
uygulandığı öğrenildi. Yapılan uygulamalardan bir gün
sonra hayvanda kanlı bir ishalin başlaması üzerine,
hayvana metronidazol ve amoksisilin uygulanmış olup
hasta yapılan tedaviye olumlu cevap vermediğinden
hastanemize getirilmiştir. Hastanın fiziksel muayenesi
genel muayene sistematiği izlenerek yapıldı. Venöz kan
pH'sı, Na+ ve K+ ölçümleri için vena radialisten heparinli
enjektöre kan alındı ve hemen kan gazları analizatörü
(Chiron Diagnostics 348) ile analiz edildi.
Fiziksel muayenede hayvanın rektal ısısının (T):
38,9ºC, nabız frekansının (P): 120 ve solunum
frekansının (R): 24 olduğu tespit edildi. Ayrıca hayvanın
hafif derecede dehidre olduğu ve kahverengi sulu dışkı
yaptığı belirlendi. Abdominal palpasyonda karında
cranio-caudal yönde silindirik bir kitlenin varlığı tespit
edildi. Venöz pH: 7,436, Na+: 137 mmol/L ve K+: 3,43
mmol/L olarak ölçüldü. Abdominal ultrasonografi için
karın bölgesinin kılları tıraş edildi. Abdominal
ultrasonografi 3,5-MHz konveks propla gerçekleştirildi
(100 Falco, Pie Medical). Ultrasonografik muayenede
çapraz kesitlerde anekoik merkezli ve bunu hipoekojenik
ve hiperekojenik çevreleyen halkalar halinde hedef
tahtası benzeri yapı görüldü (Şekil 1).
Şekil 1: Çapraz ultrasonografik kesitte anekoik merkezi
çevreleyen hipoekojenik ve hiperekojenik halkalar
halindeki hedef tahtası benzeri görünüm.
Anamnez, fiziksel ve ultrasonografik muayene
bulgularına dayanılarak hastaya bağırsak invaginasyonu
tanısı ile laparatomi yapılmasına karar verildi.
Operasyon öncesi hazırlıklar tamamlandıktan sonra
genel anestezi için 1 ml/10 kg Rompun'un (Bayer,
Xylazine hydrochloride, 23,32 mg/ml) i.m
enjeksiyonundan 15 dakika sonra 20 mg/kg dozunda
Ketalar (Parke-Davis, Ketamin hydrochlorur 50 mg/ml)
i.m olarak uygulandı. Genel anestezi altında median
hattan rutin cerrahi kurallara uygun olarak karın
boşluğuna ulaşıldı. Karın boşluğu açıldığında invagine
olan bağırsak kısmı bulunup dışarıya çıkarıldı (Şekil 2).
Önce invaginasyon elle düzeltilmeye çalışıldı. Fakat bu
işlemden herhangi olumlu bir sonuç alınamadı. İnvagine
olan bağırsak kısmı arada kalacak şekilde sağlam
bağırsak uçlarına bağırsak pensleri yerleştirildi. İlişkili
mezenterik damarlar ligatüre edilerek invagine olan
bağırsak kısmı rezeke edildi ve bağırsak uçları 3/0
polipropilen (Prolene-Ethicon) ile uç uca anastomoz
yapıldı. İnvagine olan bağırsak bölümünde uzunca bir ip
parçası tespit edildi (Şekil 3). Anastomoz yapılan
bağırsak bölümü sızıntı olup olmadığı yönünden muayene edildi ve serum fizyolojikle yıkanarak yerine
yerleştirildi. Karın boşluğu ve bağırsaklar başka herhangi
bir lezyonun varlığı yönünden incelendi. Operasyon
bölgesi rutin kurallara uygun olarak kapatıldı.
Şekil 2: İnvagine olan bağırsak kısmının görünümü.
Şekil 3: İnvagine bağırsak kısmında tespit edilen ip.
Postoperatif dönemde ilk gün 1 L % 0,9 NaCI + %5
Dekstroz ve 1L dengeli elektrolit solüsyonü (Eczacıbaşı,
Baxter) i.v olarak uygulandı. Ampisilin (Ampisina flakon,
Mustafa Nevzat) 5 gün boyunca 22 mg/kg dozunda
günde 2 kere i.m olarak uygulandı. Hayvanın ertesi gün
su ve süt içmeye başladığı ve defekasyonunu yaptığı
gözlendi. Hayvan 1 hafta süresince süt, kemik suyu,
çorba ve ekmekle beslendi. Olgu 5. günün sonunda
taburcu edildi ve 2,5 ay süresince telefonla takip edildi.
Tartışma
Köpeklerde bağırsak invaginasyonları genelde
idiopatik olarak şekillenmesine rağmen yabancı
cisimlerin, bağırsak parazitlerinin, önceden geçirilen
abdominal operasyonların ve akut enteritislerin bir
komplikasyonu olarak da ortaya çıkabilmektedir[1-4]. Bu
vakada rezeke edilen bağırsak kısmından çıkarılan ipin
bağırsak invaginasyonunun nedeni olması kuvvetle
muhtemeldir.
Abdominal palpasyonda silindirik ya da sosis benzeri
bir yapının tespiti bağırsak invaginasyonlarının önemli bir
bulgusudur[5]. Levitt ve Bauer[2], 27 bağırsak
invaginasyonlu köpeğin 16 tanesinde, Patsikas ve
arkadaşları[6] ise 19 bağırsak invaginasyonlu köpeğin
12'sinde abdomende kitlenin varlığını tespit etmişlerdir.
Bu vakanın abdominal palpasyonunda belirlenen
silindirik kitle bağırsak invaginasyonları için bildirilenlerle
uyum içerisindedir. İnvaginasyonun üst kısmında gaz ve
sıvı birikmesi ve bu bulguların ince bağırsak
tıkanıklarının belirtilerine benzemesi nedeniyle düz
radyografilerle bağırsak invaginasyonlarının tanısının
konulması zordur[2,5]. Kontrast radyografi bağırsak
invaginasyonunu öteki bağırsak tıkanıklık nedenlerinden
ayırt etmek için kullanılabilir[5,7]. Baryum süspansiyonu
uygulamasından sonraki 6 saat içinde çok üst kısımdaki
ince bağırsak tıkanıklıkları belirgin olurken daha alttaki
tıkanıklıkların etkili teşhisi 24 saat gerektirebilir[5]. Çocuklardaki bağırsak invaginasyonlarının tanısında
ultrasonografinin % 100'e yaklaşan doğruluk oranı
gösterdiği ifade edilmektedir[8]. Ultrasonografinin
köpeklerde de bağırsak invaginasyonlarının tanısında
spesifik ve uygun bir teşhis aracı olduğu bildirilmiştir[5-7]. Bu vakada ultrasonografik muayenede bağırsak
invaginasyonuna işaret eden görüntüler alındığından ve
kontrast madde içirilmesi sonrasındaki süre kaybı göz
önüne alındığından radyografik muayene yapılmadı.
Bağırsak invaginasyonunun ultrasonografik
görünümü invagine olan bağırsak kısmının iç ve dış
duvarı ile bunu saran bağırsak duvarının iç içe
sıralanmasından kaynaklanır[9]. Bağırsak
invaginasyonlu köpeklerde çapraz kesitlerde görülen
ultrasonografik görüntüler anekoik de olabilen fakat
genelde hiperekoik merkezli ve bunu çevreleyen
hiperekoik ya da hipoekoik halkalar halinde hedef tahtası
benzeri görünüm şeklinde tanımlanmaktadır[6,7,9]. Bu
vakanın ultrasonografik görünümü literatürde
bildirilenlerle uyum içerisindedir. Patsikas ve arkadaşları[6], 19 bağırsak invaginasyonlu köpeğin 18 tanesinde
hiperekojenik merkezi çevreleyen halkalardan oluşan
hedef tahtası benzeri görünüm tespit ederlerken sadece
1 vakada merkezin anekoik olduğunu belirlemişlerdir.
Ultrasonografik görüntüde belirlenen hiperekojenik
merkez mezenterik yağ dokusuna ya da sıkışmış
invagine olan bağırsak kısmına işaret eder[6,9]. Bu
vakanın ultrasonografik muayenesinde ise invagine
bağırsak kısmının anekoik merkezli olduğu belirlenmiştir
Bu vakada tespit edilen anekoik merkez invagine olan
bağırsak kısmının içinde biriken sıvıya işaret etmektedir.
Bağırsak invaginasyonları intestinal rezeksiyon ve
anastomoz ya da enteroplikasyon ile tedavi edilmektedir[1,2]. Cerrahi müdahaleden sonra nüksler görülebilir[2,3]. Nükslerin önlenmesi için enteroplikasyon yöntemi
önerilmesine karşın enteroplikasyonun da hayatı tehdit
edici komplikasyonlarının olduğu bildirilmektedir[3,10].
Bu vakada enteroplikasyon yerine uç uca anastomoz
tercih edildi ve postoperatif dönemde herhangi bir
komplikasyon şekillenmedi.
Sonuç olarak, bu olgudaki peri ve postoperatif
bulgular abdomenin palpasyonunda silindirik kitle tespit
edildiğinde, ultrasonografik muayene yapılmasının
özellikle operasyon endikasyonu ve doğru teşhis için
oldukça yararlı olabileceği kanaatini doğurmuştur.
References
Leib MS, Matz ME. Diseases of intestines. In: Leib MS,
Monroe WE (editors). Practical Small Animal Internal
Medicine. 1st Edition, Philadelphia: WB Saunders
Company. 1997: 685-760.
Levitt L, Bauer MS. Intussusception in dogs and cats: A
review of 36 cases. Can Vet J. 1992; 33:660-664.
MacPhail C. Gastrointestinal obstruction. Clin Tech Small
Anim Pract. 2002; 17:178-183.
Rallis TS, Papazoglu LG, Adamama-Moraitou KK, et al.
Acute enteritis or gastroenteritis in young dogs as a
predisposing factor for intestinal intussusception: a
retrospective study. J Vet Med A Physiol Pathol Clin Med.
2000; 47: 507-511.
Patsikas MN, Jakovljevic S, Moustardas N, et al.
Ultrasonographic signs of intestinal intussusception associated with acute enteritis or gastroenteritis in 19
young dogs. J Am Anim Hosp Assoc. 2003; 39:57-66.
Lamb CR. Recent developments in diagnostic imaging of
the gastrointestinal tract of the dog and cat. Vet Clin North
Am Small Anim Pract. 1999; 29:307-342.
Daneman A, Alton DJ. Intussusception. Issues and
controversies related to diagnosis and reduction. Radiol
Clin North Am. 1996; 34: 743-756.
Pennick DG, Nyland TG, Kerr LY, et al. Ultrasonographic
evaluation of gastrointestinal diseases in small animals.
Vet Radiol. 1990; 31: 134-141.
Applewhite AA, Hawthome JC, Cornell KK. Complications
of enteroplication for the prevention of intussusception
recurrence in dogs: 35 cases (1989-1999). J Am Vet Med
Assoc. 2001; 219: 1415-1418.