Yumurta Tavukçuluğunda Kullanılan Yetiştirme Sistemleri
Volume 28, Issue 2
June 2014 · Pages 093-098
Yumurta Tavukçuluğunda Kullanılan Yetiştirme Sistemleri
Breeding Systems Used in Laying Hens
Yasin BAYKALIR1, Ülkü Gülcihan ŞİMŞEK1
Avrupa Birliği (AB)'nin 1999/74/EC konsey kararıyla 1 Ocak 2012'den itibaren konvensiyonel kafes sistemlerinin AB'ye üye ülkelerde yasaklanmasıyla yumurta tavukçuluğunda alternatif sistemlerin kullanılması gündeme gelmiştir. Türkiye'nin AB'ye üye olma sürecinde olduğu göz önüne alınarak yumurta tavukçuluğunda kullanılan yetiştirme sistemlerinin yapılarının, avantaj ve dezavantajlarının bilinmesi mevcut işletmelerin sürdürülebilirliği ve sektöre yeni adım atacak yetiştiricilerin değişikliklere hazırlıklı olmaları açısından önemlidir. Bu konuda Türkiye'de yapılacak araştırmaların yumurta tavukçuluğu sektörüne katkıları olacağı düşünülmektedir.
Since conventional cage systems banned in European Union (EU) member states in January 1, 2012 with council directive 1997/74/EC, a need of using alternative systems for egg production has increased. Considering accession process of Turkey to EU, knowing structure, advantage and disadvantages of the breeding systems of egg poultry are important for the sustainability of the existing enterprises and preparedness for the changes of new enterprises. Researches which will be conducted in Turkey on this subject are expected to have contribution to the egg production sector.
Introduction
İnsanların yeterli ve dengeli beslenmesinde hayvansal kökenli gıdaların önemli yeri bulunmaktadır. Besin maddeleri sıralamasında proteinler ilk sıradadır ve günlük protein ihtiyacının yarısının hayvansal proteinlerden karşılanması gerekmektedir. İçerisindeki besin maddelerinin biyolojik değeri dikkate alındığında yumurtanın en ucuz gıdalardan biri olduğu söylenebilmektedir. Tavuğun biyolojik özellikleri, üreme hızı, yılda birim alanda verdiği ürün miktarı, ürünlerinin biyolojik değerliliği, teknolojik gelişmeye ve mekanizasyona yetiştiricilik tekniğinin yatkın olması, hayvansal kökenli gıda üretimi yetersiz ülkeler için çok önemli bir üretim kaynağıdır[1]. Türkiye'de kırmızı etin yüksek maliyetli olması ve ekonomik krizler gibi nedenlerle üretiminin azalması sonucu insanlar günlük hayvansal protein ihtiyacını karşılamada yetersiz kalmaktadır. Tavuk ürünleri olarak tavuk eti ve yumurtası ihtiyaç duyulan proteinin karşılanmasında tercih edilmektedir. Normal büyüklükte bir yumurtanın %12.9'u yaklaşık 6.6 g'ı proteindir. Yumurta proteini, insanların gıda maddeleri ile alması gereken aminoasitlerin tamamını içermektedir. Günde iki adet yumurtanın tüketilmesi yetişkin bir insanın ihtiyacı olan hayvansal proteinin yaklaşık yarısını karşılayabilmektedir. Ayrıca yumurtanın kalori düzeyi oldukça düşüktür (80-85 kcal). Yumurta sarısı demir, kalsiyum, bakır, çinko, A, D ve B vitaminleri bakımından da zengindir[2]. 2013 yılının Ağustos ayında Türkiye'de ticari faaliyet gösteren işletmelerdeki tavuk yumurtası üretimi 1.4 milyar adet olarak gerçekleşmiştir. Bu miktar sadece ticari olarak faaliyet gösteren işletmelerden sağlanmıştır[3]. 2009 Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)'nün verilerine göre Türkiye'de kişi başına yılda 9.4 kg yumurta tüketilerek kişi başına günlük alınması gereken hayvansal proteinin 3 g'ı yumurtadan sağlanmıştır[4].Türkiye'deki yumurta tavukçuluğu sektörü 2012 yılı itibariyle 1100 ticari işletme, 3000 kümes, 15.7 milyar adete ulaşan yumurta üretimi ve 351 milyon dolara ulaşan ihracat rakamlarıyla sürekli büyüme eğilimindedir. Yumurta sektörü yaklaşık 3 milyar TL ciroya sahip ve hali hazırda 100 bin civarında kişiye doğrudan veya dolaylı olarak istihdam sağlamaktadır[5].
YUMURTA ÜRETİMİNDE KULLANILAN YETİŞTİRME SİSTEMLERİ
Konvensiyonel Kafes Sistemi
Bu kafesler 1930'lu yıllarda Amerika'da geliştirilmiştir[6]. Önceleri ıslah çalışmaları
için tavukların bireysel olarak barındırılması amacıyla yapılan kafesler zamanla
tavukların gruplar halinde beraber barındırıldığı sistemlere dönüşmüş, bunu daha fazla sayıda tavuk barındırılabilen koloni kafeslerinin kullanımı
izlemiştir[7]. Kafesler genellikle galvanizli metalden
üretilmekte olup İsveç'te tamamen plastikten üretilmiş
kafesler de bulunmaktadır[8]. Tavukların küçük gruplar
(5-7 tavuk) halinde veya bireysel olarak barındırılması
esasına dayanmaktadır. Tavukların tüm ihtiyaçları kafes
içerisinde karşılanmaktadır. Kafesler tek veya çok katlı
olacak şekilde üretilmektedir. Tek katlı kafes sistemleri
en eski model olup daha çok taşıma, hobi ve deneysel
amaçla kullanılmaktadır. Endüstriyel tavuk
yetiştiriciliğinde yüksek kapasite avantajı nedeniyle
günümüzde en sık tercih edilen kafes tipleri 3-8 katlı
sistemler olmakla birlikte 12 katlı örneklere de
rastlanmaktadır[9]. Avrupa Birliği (AB) standartlarına
göre kafeste tavuk başına en az 550 cm2'lik bir alan
belirlenmiştir. Amerika Yumurta Üreticileri (UEP)
tarafından tavuk başına önerilen alan 430-560 cm2
olarak tanımlanmıştır[10]. Kafeslerde oluk tipi yemlikler
kullanılmaktadır. Yemliklerin derinliği 12-14 cm, alt
genişliği 8-10 cm, üst genişliği 15-20 cm olabilmektedir[9]. AB standartlarına göre tavuk başına yemlik uzunluğu
en az 10 cm olarak belirtilmektedir. Kafeslerde yaygın
olarak damla tipi suluklar (nipel) kullanılırken, diğer
taraftan kap tipi suluklar da kullanılabilmektedir. AB'ye
göre oluk tipi suluk kullanılacaksa uzunluk yemlikte
olduğu gibi tavuk başına en az 10 cm olmalıdır. Ayrıca
nipel veya kap tipi suluk kullanılacaksa her kafeste en az
iki adet olması gerektiği belirtilmektedir. AB'nin kafesler
için belirlediği diğer şartlar arasında kafes yüksekliği için
minimum şartlar, kafes alanının %65'i 40 cm geri kalan
kısım 35 cm'den az olamayacak şekilde tasarlanmasıdır.
Kafes içi eğimin %10-14'ü aşmayacak şekilde olması
standartlarda tanımlanmıştır[11].
Çok katlı sistemlerin yapımında batarya tipi ve kaliforniya tipi olarak adlandırılan başlıca iki tasarım bulunmaktadır. Kaliforniya tipinde kafesler tam olarak birbirinin üzerine gelmemektedir. Bu nedenle dışkı kafeslerin altında biriktirilmektedir. Bu kafes tipinde bataryalı sisteme göre daha fazla taban alanına ihtiyaç duyulmaktadır. Batarya kafes tiplerinde dışkının atılması için sıyırıcı ya da gübre taşıyıcı kemerler kullanılmaktadır. Ancak kemerler üzerindeki dışkının kurutulması gerekmektedir. Bu amaçla dışkı üzerine ısıtılmış taze hava gönderen hava tüpleri en sık kullanılan sistemlerdendir[8]. Batarya kafes sistemlerinde tavuk başına düşen alanın bir A4 kağıt boyutundan daha az olduğu belirtilmiştir[12-14].
Zenginleştirilmiş Kafes Sistemi
Bu kafeslere mobilyalı (furnished) ya da modifiye
kafesler de denilmektedir. Kafesler bataryalı kafes
sistemlerine benzemekle birlikte bataryalı kafes
sistemlerinden daha fazla alan ve yükseklik ile içerisinde
tavukların bazı normal davranışlarını göstermesine
olanak sağlayan ekipmanlarla donatılmıştır[15].
Kafeslerde barındırılan tavuk sayısına göre geniş, orta ve
küçük mobilyalı kafesler olarak gruplandırılabilmektedir.
Geniş mobilyalı kafesler ilk olarak etlik piliç ebeveyn
kafeslerinden türetilmiştir. Kafesin boyutları için bir
sınırlama olmamakla birlikte günümüzde 60 tavuğu barındıracak büyüklükte üretilmektedir. Orta mobilyalı
kafeste genellikle 15-30 tavuk, küçük mobilyalı kafeste
15 tavuk barındırılmaktadır. Zenginleştirilmiş kafes
sistemleri folluk, altlık materyali ve tünek gibi
ekipmanlarla yumurtacı tavukların refahını arttırmaktadır.
Aynı zamanda bu sistemler konvensiyonel kafes
sistemlerine göre tavuk başına 50 cm2 daha fazla alan
sağlamaktadır[12]. AB'nin direktifleri ve Çiftlik
Hayvanlarının Refahına İlişkin Yönetmelik doğrultusunda
zenginleştirilmiş kafeslerde folluk, tavuk başına 15 cm
olacak şekilde tünek ve gagalama ile eşelemeye imkan
veren altlık kullanılması ön görülmektedir. Folluklar
kafesin bir köşesinde veya bir bölgesinde yer almaktadır.
Yükseklik göz önüne alınarak tünekler kafes zemininden
biraz yukarıya yerleştirilmiştir[8]. Öte yandan tavuk
başına en az 600 cm2'si kullanılabilir alan olacak şekilde
toplam 750 cm2 alan olmalıdır. Kullanılabilir alan dışında
her noktada en az 20 cm yükseklik ve kafes toplam alanı
2000 cm2'den az olmaması şartları aranmaktadır. Yemlik
uzunluğu tavuk başına en az 12 cm olmalıdır. Ayrıca
nipel veya kap tipi suluklardan her kafeste en az iki adet
olması gerektiği bildirilmektedir. Kafesler arası koridor
genişliği en az 90 cm, zemin ile kafes katları arası
mesafe en az 35 cm olmalıdır ve kafeste bir tırnak
aşındırıcının bulunması gerekmektedir[11]. Kafes
yüksekliği tüm modellerde genelde 45 cm olacak şekilde
tasarlanmıştır.
Kafessiz Sistemler
1964 yılında İngiltere'de Ruth Harrison'un “Animal
Machines” isimli kitabının yayınlanması ile yumurtacı
tavukları da kapsayan entansif yetiştirme metotları ve bu
metotların hayvan refahına olan etkileri hakkında insanlar
bilinçlenmeye başlamıştır. Yayınlanan bu kitap
uluslararası bir etki oluşturarak 1965 yılında Brambell
Komitesi'nin kurulmasına neden olmuştur[16]. 1968'de
hayvanların korunmasıyla ilgili yeni yasanın kabulüyle
birlikte İngiliz Hükümeti tarafından 1993 yılında Çiftlik
Hayvanları Refah Konseyi (FAWC) kurulmuştur.
Brambell Komitesi ve FAWC üretim sistemlerinin
hayvanların kendi etrafında dönme, kendisini tımar etme,
ayağa kalkma, yere uzanma, kol ve bacaklarını açarak
gerinme gibi özgürlüklere izin vermesi gerektiğini
vurgulamıştır[7,16,17]. Özellikle yumurtacı tavukların
kafeslerdeki refah durumuna ilişkin birçok araştırma
yapılmış ve tavukların 5 temel özgürlüğe erişebilmesi için
kafesler yerine alternatif sistemlerin getirilmesi ön plana
çıkmıştır. 23.12.2011 tarih ve 28151 sayılı resmi
gazetede yürürlüğe giren çiftlik hayvanlarının refahına
ilişkin yönetmelikte kafessiz bütün sistemler alternatif
sistem olarak tanımlanmaktadır. Alternatif sistemler çok
çeşitli yapıda tasarlanıp inşa edilebilmekte ve değişik
yönetim uygulamaları ve gereksinimleri de beraberinde
getirebilmektedir. Hayvanların sürekli içeride (indoor) ya
da kısmen de dışarıda (outdoor) gezinebilmesine göre
çeşitlilik arz etmektedir. Tamamen içeride olanlar altlıklı,
ızgaralı, çok katlı kafessiz (aviary) sistemler ile tavukların
zaman zaman dışarı çıkmasına olanak sağlayan serbest
sistem (free-range) ve diğer sistemler olarak
ayrılmaktadır.
Altlıklı Sistem
Bu sistemde tavuklar zemin üzerine serilmiş altlık
materyali üzerinde yerde barındırılmaktadır. Et
üretiminde kullanılan tavukların tamamı ve damızlık
yetiştiriciliğinin çoğu altlıklı kümeslerde yapılmaktadır[18]. Altlık materyali olarak saman, odun talaşı, çeltik
kavuzu, kum ve toprak sıklıkla kullanılmaktadır.
Yumurtacı tavuklar açısından kümes içerisinde folluk ile
tünek bulundurulmaktadır. Altlık sayesinde tavuklar toz
banyosu, eşeleme ve yem arama gibi davranışları
sergileyebilmektedirler[19].
Izgaralı Sistem
Altlıklı zeminle beraber, kümesin ortasında ya da
uzun kenarlarında yer alan ızgaralı kısım olacak şekilde
kurulmaktadır. Izgaralı kısım zeminden 80-90 cm
yükseklikte bulunan ve tabanı tahta, plastik ya da tel
örgüden imal edilmektedir. Yemlik, suluk ve folluklar bu
katta bulunmakta ve folluklar sulukların 30-50 cm önünde
yerleştirilmektedir[8]. Altlıklı kısımda tavuklar toz
banyosu, eşeleme gibi davranışlarını yapabilmektedir.
Altlıklı kısmın tavuk başına en az 250 cm2/tavuk[11,20]
olacak şekilde ve yerleşim sıklığının 9 tavuk/m2'yi
aşmayacak şekilde planlanması gerekmektedir[21].
Çok Katlı Kafessiz Sistem (Aviary, Kuşluklu)
Folluklu, folluksuz ve bu sistemin ilk tiplerinden olan
portal sistemlerden oluşabilmektedir. Aviary sistem
barınağın dikey olarak kullanılmasını sağlayarak
tavukların katlar arası hareket edebilmesine imkan
vermektedir. Folluk entegre edilmeyen sistemde
hayvanların bulunduğu alan ile folluklar arasında altlıklı
bir alan bulunmakta ve bakıcı bu alanda gezebilmektedir.
Folluk entegreli sistemde her katta genellikle iki sıra
folluk bulunmaktadır[8,19]. Çok katlı oluşu sebebiyle
batarya tipi kafeslere benzemekte ancak katlar arasında
tavuklar özgürce hareket edebilmektedir. Katlar arasında
geçişi sağlamak amacıyla tünek, basamak, merdiven gibi
yapılar kullanılmaktadır[9].
Serbest Sistem (Free-Range)
Izgaralı ya da çok katlı kafessiz sistemlerin açık bir
alanla kombine edilmesiyle bu sistem meydana
gelmektedir. Bilinen en eski yetiştirme sistemlerinden
olan bu sistem tavukların gün içerisinde barınak dışında
da dolaşabilmelerine imkan sağlamaktadır. Tavuklar
doğal davranışlarını sergileyebildiği geniş alana sahip
olabilmekte ve güneş ışığından faydalanabilmektedirler.
Öte yandan stres faktörlerinin azlığı ile tavukların sağlıklı
olmasına katkıda bulunmaktadır. Bu sistemde kümesin
dışa açılımı için yeterli sayıda çıkış deliği bulunmalı(1000
tavuk için en az 2 m dışarıya açılan açıklık bulunmalıdır)
ve tavukların dolaşacağı dış alanın önemli ölçüde yeşil
bitki örtüsüyle kaplı olması gerekmektedir. Dış ortam
bazen serayla kapatılabilmektedir. Seranın hem altlık
kalitesine hem de kümes içi sıcaklığın korunmasında
önemli faydaları olduğu vurgulanmaktadır. Tavukların
kum banyosu ihtiyacı tamamen kümes dışından
karşılanıyorsa tavuklar günde en az 4 saat bu alanda vakit geçirmelidirler. Açık alanda hektar başına düşen
tavuk sayısı 2500 (tavuk başına 4 m2) olmalıdır[9,12,15,21-24].
Diğer Sistemler
Tamamen açık alanda, etrafı çevrilmiş, çadırlı veya
mobil kümesler tavukların barındırılmasında sık olarak
kullanılmayan alternatif sistemlerdendir. Mobil kümesler
dış alanda tavukların ihtiyacı olan yeşil alanlara
taşınabilmektedir. Kümeslere yem, su, elektrik
sağlamadaki zorluklar ve gübrenin kontrolü bu
sistemlerin en büyük dezavantajları olarak
sayılabilmektedir. Diğer taraftan bu sistemde yetiştirilen
tavukların vahşi hayvanlardan korunması bu sistemlerin
uygulanmasını zora sokmaktadır[8].
YETİŞTİRME SİSTEMLERİNİN AVANTAJLARI VE
DEZAVANTAJLARI
Yumurtacı tavukların refahı göz önüne alınarak
AB'nin 1999/74/EC konsey direktifiyle AB'ye üye
ülkelerde 1 Ocak 2012'den itibaren konvensiyonel
bataryalı kafes sistemleri yasaklanmıştır[11]. Bu
bağlamda tavukların refahını gözeten yetiştirme
sistemlerinin seçilmesi kaçınılmaz olmaktadır.
Konvensiyonel kafeslerin en önemli dezavantajı
tavukların sınırlı hareket edebilmesidir. Batarya kafes
sistemlerinde tavuk başına düşen alanın A4 kağıt
boyutundan daha az olduğu belirtilmiştir[12-14]. Bu
durum tavukları çeşitli metabolik hastalıklara ve kemik
problemlerine hassas hale getirmektedir[25]. Tüm
bunlara rağmen ABD'de yumurtacı tavukların %95'i,
Kanada'da %98'i, Avustralya'da %91'i batarya kafes
sistemlerinde tutulmaktadır[6,26]. Belçika'da da batarya
kafes sistemleri en popüler sistemler arasında
bulunmaktadır[27]. Konvensiyonel kafes sistemlerinin
yasaklanmasının ekonomik yönden büyük zararlar
getireceği ve rekabeti olumsuz etkileyeceği
belirtilmektedir[16]. Konvensiyonel kafes sisteminde iş
gücü düşük, tavuk ve elde edilen yumurta başına giderler
az olduğu için tercih edilmektedir[28]. Üstelik kafeslerde
koksidiyozis ve ascaris gibi paraziter hastalıklar ile diğer
hastalıkların görülme riski düşük düzeyde olduğundan
avantajlı sayılmaktadır. Kafeslerde hijyenik şartlar daha
kolay sağlanabilmektedir. Küçük gruplar halinde
barındırılan tavuklarda sabit sosyal hiyerarşinin
şekillenmesiyle kanibalizm, tüy gagalama ve sıkışmaya
bağlı refah sorunları az şekillenmektedir[29].
Konvensiyonel kafeslerde yetiştirilen ve iyi idare edilen
sürülerde haftalık ölüm oranı genellikle %0.1'den daha
azdır[25]. Altlıklı sistemde ölüm oranının
zenginleştirilmiş kafeslere göre daha yüksek olduğu
bildirilmiştir[30]. Buna ilaveten İskandinavya'da
yetiştirme sistemleri üzerine yapılan çalışmalarda freerange
ve altlıklı kafeslerdeki ölüm oranının konvensiyonel
kafeslere kıyasla daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Altlıklı
sistemlerde ölüm oranının sebepleri arasında en çok
erisipelas, kolibasilloz ve pastörellozisi içeren bakteriyel
enfeksiyonlar yer almaktadır[31]. Zenginleştirilmiş kafes
sistemleri, içerisinde barındırdığı ekipmanlarla tavukların
bazı normal davranışlarını sergilemesine olanak sağlamaktadır[15]. Özellikle kafeslerdeki tüneklerin
tavuklarda yemden yararlanma üzerine olumlu etkisi
olabileceği ve tavukların kemik yapısını sağlamlaştırdığı
bildirilmektedir[32,33]. Ancak bu sistem de tavuklara
yeterli kemik gelişimine uygun hareket imkanı
sağlayamamaktadır. Kullanılan tüneklerin yerleşimi
atlama esnasında kemik kırıklarına sebep olabilmektedir.
Tüneklerin uygun şekilde yerleştirilmesinin yaralanma ve
sakatlanma riskini azalttığı vurgulanmıştır[25]. Tünek
kullanan tavuklarda saldırganlığın azaldığı, yakalanmaya
karşı direnmedikleri ve canlı ağırlıklarının tünek
kullanmayanlara oranla yüksek olduğu gözlenmiştir[34].
Tavukların birbirlerinin üzerine dışkılamaları ve
takiplerinin konvensiyonel kafeslere oranla zor
olmasından dolayı zenginleştirilmiş kafesler dezavantajlı
duruma düşebilmektedir[7].
Tavuklarda hayvan refahının belirlenmesinde ağrı önemli bir yer tutmaktadır. Kafessiz sistemlerdeözellikle vahşi hayvanlar, diğer kuşlar, hastalıklar ve gaga kesimi ağrı kaynağı olabilmektedir. Bu sistemlerde kanibalizm ve tüy çekme sık görüldüğünden gaga kesimi tartışmalı konular arasında yer almaktadır. Amerika'da ise kanibalizm ve tüy çekmeyi azaltmak için gaga kesimi yapılmaktadır. Korku da ağrı gibi refah göstergesi olarak bilinmektedir. Bu sistemlerde yetiştirilen tavuklar çevresel faktörlerin etkisiyle korkuya maruzkalabilmektir[25]. Kafessiz sistemlerde tavuklar doğal davranışlarını sergileyebildiği geniş alana sahip olabilmekte ve freerange sistemlerde güneş ışığından da faydalanabilmektedirler. Öte yandan stres faktörlerinin azalması tavukların sağlıklı olmasına katkıda bulunmaktadır. Özellikle dış alanda gezinen tavuklar eşeleme, toz banyosu, yem arama gibi davranışlarını sergileyebilmektedirler[12,15,35].
Tavuklardaki ayak sağılığında en yaygın görülen problemler ayak tabanı dermatiti, şişkinlik, hiperkeratoz ve aşırı tırnak uzamasıdır[25]. Ayak parmaklarındaki hiperkeratoza zenginleştirilmiş kafeste konvensiyonel kafese kıyasla daha az rastlanmaktadır[36]. Aşırı uzamış tırnaklar kolayca kırılabileceğinden kanamaya yol açarak hayvanları enfeksiyonlara duyarlı kılmaktadır. Kafessiz sistemler eşeleme davranışına olanak sağladığından aşırı tırnak uzamasının önüne geçilmektedir[37].
Kanatlıların bakım ve idaresinde hava kalitesi solunum sisteminde önemli bir rol oynamaktadır. Düşük hava kalitesi özellikle havada asılı halde bulunan bakterilerin taşınması ile ilişkili olarak hayvan sağlığı üzerinde olumsuz etkiye sahiptir[38]. Yüksek toz konsantrasyonu yumurtacı tavuklarda yüksek ölüm oranına sebep olmaktadır[39]. Hava kalitesinin zenginleştirilmiş kafeslere kıyasla ızgaralı ve aviary sistemlerde daha düşük olduğu görülmüştür[30].
Yumurta kalite özellikleri bakımından yapılan incelemelerde, zenginleştirilmiş kafes ile konvensiyonel kafes sisteminden elde edilen yumurtalarda ağırlık bakımından farklılık bulunmamıştır[40]. Benzer şekilde, konvensiyonel kafes sistemiyle aviary sistemde yetiştirilen 27-63 haftalık yaşlardaki tavuklardan elde edilen yumurtalarda büyüklük yönünden farklılık olmadığı gözlenmiştir[41]. Kabuk kalitesi üzerine yapılan bir çalışmada[42], aviary sistemdeki yumurtaların kabuk kalınlığının, ağırlığının ve kabuk yüzdesinin daha fazla olduğu görülmüştür. Bir diğer çalışmada[43], kabuk sağlamlığı farklı yetiştirme sistemlerinde karşılaştırılmış (konvensiyonel kafes, zenginleştirilmiş kafes, aviary ve free-range) aviary sistemdeki yumurtaların daha sağlam, free-range sistemdekilerin ise zayıf olduğu belirlenmiştir. Kafessiz sistemlerde yetiştirilen tavuklarda folluk dışına yumurtlamanın fazla olduğu görülmüş, bununda kırık ve çatlak yumurta oranını arttırdığı gözlenmiştir[34,44]. İngiltere'de free-range sistemde eggdrop sendromuna bağlı klinik vakalar kaydedilmiştir[25]. Free-range sistemlerde yumurta sarısının konvensiyonel kafes sistemine oranla karotenoid madde miktarının yüksekliğinden dolayı daha koyu sarı renge sahip olduğu ve kabuk kalınlığının daha fazla olduğu bildirilmektedir[45,46]. Ayrıca kafes sisteminde ak pH'sının yüksek olduğunu da belirlemişlerdir. Araştırmacılar, yumurta kalite özelliklerinin yetiştirme sistemlerinden etkilendiğini ve free-range sistemlerde yumurta iç ve dış kalite özelliklerinin üniform olarak sürdürebilirliğinin zor olduğunu bildirmişlerdir. Pistekova ve ark.[47]'nın bataryalı ve altlıklı sistemlerden elde edilen tavuk yumurtalarında kalite özelliklerini incelemek için yaptıkları araştırmada, derin altlıklı sistemdeki yumurta ve akının daha ağır, yumurta kabuğunun ise daha hafif olduğu, kabuk kalınlığı ile yumurta sarısı ağırlığı bakımından sistemler arasında fark olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca derin altlıklı sistemde yumurta kolesterol seviyesinin daha yüksek ve yumurta sarısının daha koyu renkte olduğu bulunmuştur. Samman ve ark.[48] organik sistemde elde edilen yumurtaların konvensiyonel sistemle karşılaştırıldığında yumurta sarısının daha yüksek oranda palmitik ve stearik asit içerdiği, toplam tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri bakımından sistemlerin benzer olduğu, araşidonik asit düzeyinin konvansiyonel sistemde üretilen yumurtalarda daha düşük olduğunu bildirmişlerdir. Anderson[49] serbest dolaşımlı sistemlerden elde edilen yumurtalarda total yağ oranı, tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri oranının kafes sisteminden yüksek, total kolesterol, vitamin A ve E oranlarının ise benzer olduğunu belirtmiştir. Yumurtadaki iz element içeriği üzerine yapılan bir çalışmada[50], yumurtanın yenilebilir kısmındaki potasyum ve çinko düzeyinin konvensiyonel sistemde yüksek olduğunu, kabuktaki magnezyum düzeyinin organik sistemde yüksek, çinko düzeyinin de önemli ölçüde düşük olduğunu bildirmişlerdir.
SONUÇ
Yumurta tavukçuluğunda kullanılan yetiştirme
sistemleri göz önüne alındığında refah düzeyi ve verimi
üst düzeyde tek başına sağlayacak bir sistemin
bulunmadığı görülmektedir. Ancak her bir yetiştirme
sistemi için uygulanacak iyi bakım ve idare stratejileriyle
refah düzeyi ve verim iyileştirebilmekte veya üst
düzeylere getirilebilmektedir. AB'ye uyum sürecinde olan
Türkiye'de alternatif sistemlerin sayısının her geçen gün artacağı beklenmektedir. Üreticilere yol göstermesi
amacıyla mevcut sistemlerin durumlarının iyi analiz
edilmesinin ve yeni alternatif sistemlerin araştırılmasının gelecekteki yapılanmaya faydalı olacağı
düşünülmektedir.
References
- Yıldız T. “Tavukçuluk sektör analizi”. http://www.kuzka. org.tr/ContentDownload/GG3D1Tavukculuk_Sektor_Analizi .pdf/ 08.07.2013.
- Şekeroğlu A, Sarica M, Demir E, et al. Effects of differenthousingsystems on some performance traits and egg qualities of laying hens. J Anim Vet Adv 2010; 9: 1739- 1744.
- Anonim. “Hayvancılık istatistikleri”. http://www.tuik.gov.tr/ PreTablo.do?alt_id=1002#/ 31.10.2013.
- Anonim. “Livestock and fish primary equivalent”. http://faostat3.fao.org/faostatgateway/go/to/download/C/CL /E/31.10.2013.
- Anonim. ”Yumurta tavukçuluğu veriler 2012”. http://www.yumbir.org/UserFiles/File/yumurta%20tavukculu gu%202012.pdf/08.07.2013.
- Anonim. “The review of Layer hen housing”. http://www.daff.gov.au/animal-planthealth/welfare/reports/ layer-hen/review/ 28.08.2013.
- Bozkurt Z. Kafes ve alternatif sistemlerde yumurtacı tavukların refahı. Kocatepe Veteriner Dergisi 2009; 2: 59-67.
- Anonim. “Description of housing systems for laying hens”. http://www.laywel.eu/web/pdf/deliverable%2023.pdf/28.04.2013.
- Türkoğlu M, Sarıca M. Tavukçuluk Bilimi Yetiştirme, Besleme, Hastalıklar. 3. Baskı Ankara: Bey Ofset Matbaacılık, 2009.
- Anonim. “Animal husbandry guide lines for U.S. egg laying flocks”. http://www.unitedegg.org/information/pdf/UEP_ 2010_Animal_Welfare_Guidelines.pdf/ 02.05.2013.
- Anonim. Council Directive. 99/74/EC. Minimum standarts for the protection of laying hens. Brussel, 1999.
- Anonim. “The case against cages evidence in favour of alternative systems for laying hens”. http://www.rspca. org.uk/ImageLocator/LocateAsset?asset=document&assetI d=1232712906556&mode=prd/ 02.05.2013.
- Knight A. “Advancing animal welf are standards within the veterinary profession”. http://www.veterinaria.org/revistas/ redvet/n101008B/BA023.pdf/ 01.07.2013.
- Anonim. “Fact sheet: Battery Cages”. http://www. animalvisuals.org/projects/empathy/virtualbatterycage/ 02.05.2013.
- Pickett H. “Alternatives to the barren battery cage for the housing of laying hens in the European Union”. http://www.ciwf.org.uk/includes/documents/cm_docs/2008/ a/alternatives_to_the_barren_battery_cage_in_the_eu.pdf/ 02.05.2013.
- Appleby MC. The European Union ban on conventional cages for laying hens: History and prospects. J Appl Anim WelfSci 2003; 6: 103-121.
- Dereli Fidan E. Türkiye'de çiftlik hayvanları ile ilgili refah uygulamaları. Animal Health Prodand Hyg 2012; 1: 39-46.
- Atasoy F. Tavuk yetiştiriciliğinde altlığın kullanılması ve önemi. Lalahan Hay Araşt Enst Derg 2000; 40: 90-97.
- Shields S, Duncan IJH. “An HSUS report: A Comparison of the welfare of hens in battery cages and alternative systems”. http://www.humanesociety.org/assets/pdfs/farm/ hsus-a-comparison-of-the-welfare-of-hens-in-batterycages- and-alternative-systems.pdf/ 28.04.2013.
- Anonim. Resmi Gazete. Çiftlik hayvanlarının refahına ilişkin yönetmelik. 18.08.2010 tarihli, 28151 sayılı yönetmelik 21.09.2013.
- Thiele HH, Pottgüter R. Management recommendations for laying hens in deep litter, perchery and free range systems. Lohmann Information 2008; 43: 53.
- Anonim.“Housing systems of poultry”. http://agriinfo.in/ default.aspx?page=topic&superid=9&topicid=103/ 02.05.2013.
- Anonim. “Laying hens: Free-range requirements”. http:// www.certifiedhumane.org/uploads/pdf/Fact%20Sheets/free _range_hens.pdf/ 29.07.2013.
- Anonim. “Cage-free eggs: A comparison of labels”. http://www.humanefood.ca/pdf%20links/cage-free-eggsnew- logo-v4.pdf/ 02.05.2013.
- LayJr DC, Fulton RM, Hester PY, et al. Hen welfare in different housing systems. Poultry Sci 2011; 90: 278- 294.
- Anonim. “Critical welfare issues and possible solutions in layers”. http://ec.europa.eu/food/animal/welfare/seminars/ docs/01022011_budapest_Knut%20NIEBUHR%20%20Crit ical%20welfare%20issues%20%20layers.pdf/ 06.08.2013.
- Tuyttens FAM, Sonck B, Staes M, et al. Survey of eggproducers on the introduction of alternative housing systems for laying hens in Flanders, Belgium Poultry Science 2011; 90: 941-950.
- Poyraz Ö. Bir ticari yumurtacı tavuk sürüsünde kümes sisteminin verim performansı üzerine etkisi. AÜ VetHek Fak Derg 1987; 34: 503-512.
- Anonim. “Welfare implications of changes in production systems for laying hens”. http://www.laywel.eu/web/pdf/ deliverable%2071%20welfare%20assessment.pdf/ 06.09.2013.
- Rodenburg TB, Tuyttens FAM, De Reu K, et al. Welfare assessment of laying hens in furnished cages and noncage systems: An on-farm comparison. Anim Welf 2008; 17: 363-373.
- Fossum O, Jansson DS, Etterline PE, Vagsholm I. Cause of mortality in laying hens in different systems in 2001- 2004. Acta Vet Scand 2009; 51: 3.
- Valkonen E, Rinne R, Valaja J. Effects of perch on feed consumption and behaviour of caged laying hens. Agr Food Sci 2009; 18: 257-267.
- Hester PY, Enneking KY, Haley BK, et al. The effect of perch availability during pulletrearing and egg laying on musculo skeletal health of caged White Leghorn hens. Poultry Sci 2013; 92: 1972-1980
- Donaldson CJ, O'Connell NE. The influence of Access toaerial perches on fear fulness, social behaviour and production parameters infree-range laying hens. Appl Anim Behav Sci 2012; 142: 51-60.
- Van Der Zijpp AJ, Mollenhorst H, Berentsen PMB, Deboer IJJ. Alternatives for the battery cage system: A comparison of economic, envorimental and societal performance. World's Poult Sci J, 2006; 62: 587-588.
- Abrahamsson P, Tauson R. Effects of group size on performance, healt hand birds' use of facilities in furnished cages for laying hens. Acta Agric Scand 1997; 45: 191-203.
- Vits A, Weitzenburger D, Hamann H, Distl O. Production, egg quality, bone strength, claw length, andkeel bone deformities of laying hens housed in furnished cages with different group sizes. Poultry Sci 2005; 84: 1511-1519.
- Pedersen S, Nonnenmann M, Rautiainen R, et al. Dust in pig buildings. J Agric Saf Health 2000; 6: 261-274.
- Guarino M, Caroli A, Navarotto P. Dust concentration and mortality distribution in an enclosed laying house. Trans ASAE 1999; 42: 1127-1133.
- Guesdon V, Faure JM. Laying performance and egg quality in hens kept in standard or furnished cages. Anim Res 2004; 53: 45-57.
- Tanaka T, Hurnik JF. Comparison of behavior and performance of laying hens housed in battery cages and an aviary. Poultry Sci 1992; 71: 235-243.
- Abrahamsson P, Tauson R, Elwinger K. Effects on production, health and egg quality of varying proportions of wheat and barley in diets fortwohy brids of laying hens kept in different housing systems. Acta Agric Scand Anim Sci 1996; 46: 173-182.
- Mertens K, Barnelis B, Kemps B, et al. Monitoring of egg shell break age and egg shell strength in different production chains of consumption eggs. Poultry Sci 2006; 85: 1670-1677.
- Tauson R, Wahlstrom A, Abrahamsson P. Effect of two flor housing systems and cages on health production, and fear response in layers. J App Poultry Res 1999; 8: 152-159.
- Petek M, Alpay F, Gezen SS, Çıbık R. Effects of housing systemand age on early stage egg production and quality in commercial laying hens. Kafkas Univ Vet Fak Derg 2009;15: 57-62.
- Karadas F, Wood NAR, Surai PF, Sparks NHC. Tissuespecific distribution of carotenoid sand vitamin E in tissues of newly hatched chicks from various avian species. Comp Biochem Physiol A Mol Integr Physiol 2005; 140: 506–511.
- Pistekova V, Hovorka M, Vecerek V, et al. The quality comparison of eggs laid by laying hens kept in battery cage sand in a deep litter system. Czech J Anim Sci 2006; 51: 318-325.
- Samman S, Kung FP, Carter LM, Foster MJ, Ahmad ZI. Fatty acid composition of certified organic, conventional and omega-3 eggs. Food Chem 2009; 116: 911-914.
- Anderson KE. Comparison of fatty acid, cholesterol, and vitamin A and E composition in eggs from hens housed in conventional cage and range production facilities, Poultry Sci 2011; 90: 1600-1608.
- Küçükyılmaz K, Bozkurt M, Yamaner Ç, et al. Effect of an organic and conventional rearing system on the mineral content of hen eggs. Food Chem 2012; 132: 989-992.