Theileriosisli Sığırlarda Anemi ve Elektrokardiyografik Bulguların Araştırılması
Cilt 35, Sayı 2
Mart 2021 · Sayfalar 066-071
Theileriosisli Sığırlarda Anemi ve Elektrokardiyografik Bulguların Araştırılması
Theileriosisli Sığırlarda Anemi ve Elektrokardiyografik Bulguların Araştırılması
Berna DEMİRBAĞ1, Engin BALIKCI1
Bu çalışmada, theileriosisli sığırlardaki anemi derecesine göre kalpte oluşabilecek değişimlerin elektrokardiyografi ile tespit edilmesi amaçlanmıştır.
Bu çalışma, 2019-2020 yıllarında Elazığ yöresinde ve Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi İç Hastalıkları Kliniğine getirilen, doğal olarak T. annulata ile enfekte 24 theileriosisli sığır (hasta grubu) ile yine aynı bölgeden 8 sağlıklı sığır (sağlıklı grup) olmak üzere 1-5 yaşlarda toplam 32 hayvan üzerinde yürütülmüştür. Theileriosis teşhisi konulan toplam 24 adet sığır, hematokrit değer ve eritrosit sayısına göre (aneminin şiddetine göre) her grupta 8 sığır olmak üzere 3 gruba (Grup 1 hafif şiddetli anemi grubu, Grup 2 orta şiddetli anemi grubu ve Grup 3 şiddetli anemi grubu) ayrılmıştır. Bu çalışmada EKG muayene bulguları incelendiğinde; T dalgası amplitüdünde sağlıklı gruba göre Grup 2 ve Grup 3 arasında istatistiksel (P≤0.05) artışlar bulunmuştur. P dalgası, T dalgası, PQ intervali ve QT intervali süresi bakımından, sağlıklı grubuna göre, diğer gruplarda istatistiksel (P≤0.05) azalışlar belirlenmiştir. QRS dalgası süresi açısından, sağlıklı gruba göre, Grup 3’te istatistiksel (P≤0.05) azalışlar kaydedilmiştir. ST intervali süresi bakımından, Grup 3’te diğer gruplara göre istatistiksel (P≤0.05) azalışlar saptanmıştır.
Sonuç olarak, theileriosisli sığırlarda aneminin derecesine göre kalbin etkilendiği ve bunu da sinüs taşikardi başta olmak üzere bazı aritmilere neden olabileceği, elektrokardiyogramda (EKG) T dalgası amplitüdünde artış, QRS dalgası, PQ, ST ve QT intervalleri sürelerinde ise kısalma görülebileceği kanısına varılmıştır.
The aim of this study was to determine the changes that may occur in the heart by electrocardiography according to the degree of anemia in cattle with theileriosis.
This study consisted of 24 cattle with theileriosis (diseased group) naturally infected with T. annulata and 8 healthy cattle (healthy group) from the same region, which was brought to Elazig region and Firat University Veterinary Faculty Animal Hospital Internal Medicine Clinic in 2019-2020. It was carried out on a total of 32 animals at 1-5 years of age. A total of 24 cattle diagnosed with theileriosis were divided into 3 groups (Group 1 mild anemia group, Group 2 moderate anemia group, and Group 3 severe anemia group), 8 in each group according to hematocrit value and erythrocyte count (according to the severity of anemia). In this study, when the ECG examination findings were examined; there were statistically (P≤0.05) increases in T wave amplitude between Group 2 and Group 3 compared to the healthy group. There were significant (P≤0.05) decreases in the other groups compared to the healthy group in terms of P wave, T wave, PQ interval and QT interval duration. In terms of QRS wave duration, statistical (P≤0.05) decreases were recorded in Group 3 compared to the healthy group. In terms of ST interval duration, statistical (P≤0.05) decreases were found in Group 3 compared to the other groups.
As a result, it was concluded that the heart is affected according to the degree of anemia in cattle with theileriosis and this may cause some arrhythmias, especially sinus tachycardia, an increase in T wave amplitude on electrocardiogram (ECG), and a shortening of the duration of the QRS wave, PQ, ST, and QT intervals can be seen.
Giriş
Theileria annulata’nın neden olduğu theileriosis, ülkemizde sığırlarda görülen en önemli paraziter hastalıklardan biridir [1]. Theileria türleri, evcil ve yabani hayvanların kene ile taşınan kan parazitleridir [2]. Sığırlarda dünyada yaygın olarak bulunur ve ekonomik kayıplara sebep olurlar [3]. T. annulata sığırlarda retiküloendotelial sistemde (RES) monosit ve B lenfositler içinde, kanda eritrositler içinde bulunur [4].Enfeksiyonda görülen ilk reaksiyon, konakçıda kenenin kan emdiği tarafta lenf yumrularının birkaç gün içinde büyümesidir [5]. Lenf yumruları büyümeye başladıktan bir veya iki gün sonra konakçının vücut sıcaklığı yükselir, ancak bazı olaylarda da enfeksiyon hafif seyrettiği için yükselmeyebilir [6].
Şizontlar ateşin yükselmesinden 2 gün önce ve sadece enfeksiyon etkeninin giriş yerine yakın lenf yumrularında rastlanabilir. Konakçının lenfoit dokusunda meydana gelen üremeyi lenfositler içinde parazite ait makroşizontların oluşumu izler. Makrosizontlardaki artışla birlikte 4-5 günlük ateşli dönemden sonra, lenf yumrularında mikroşizontlar görülebilir. Eritrositlerde piroplazmlar ortaya çıkmaya başlar. Fazla sayıdaki etkenin eritrositleri istila etmesi, parazitlerin etkisiyle oluşan hemoliz anemiye yol açar ve sonuçta hemoglobinemi ve bilirubinemi meydana gelir [6-8].
Aneminin meydana gelmesinde intra-eritrositik piro-plazmların, otoimmun reaksiyonların, parazitli eritrositlerin RES’de tahribatının, eritrositlerdeki oksidatif zararın veya kırılganlığın artışının etkili olduğu, ayrıca aneminin parazitin toksinine bağlı olarak ortaya çıkan hemopoietik sistem blokajından ileri geldiği, parazitin şizogonik çoğalması sırasında oluşan toksinine bağlı olarak kapiller permeabilitenin artması sonucunda oluştuğu veya eritrositlerin diskler halinde kümeleşerek kılcal damarlar içinde yığılmaları sonucu şekillendiği belirtilmiştir. Ayrıca eritrositleri işgal eden parazitlerin eritrositlerin yaşam süresini kısalttığı ve enfekte hücrelerin fagosit hücreler tarafından kandan uzaklaştırıldığını, buna bağlı olarak hastalıkta hemolitik aneminin geliştiği vurgulanmıştır [9,10].
Elektrokardiografinin beşeri ve veteriner hekimlikte, kalbin elektrofizyolojisinin belirlenmesinde, kalp hastalıkları ve aritmilerinin tam ve doğru şekilde teşhisinde kullanılabileceği bildirilmiştir [11].
Bu çalışmada, theileriosisli sığırlardaki anemi derecesine göre kalpte oluşabilecek değişimlerin elektrokardiyografi ile tespit edilmesi amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem
Araştırma ve Yayın Etiği: Bu araştırma Fırat Üniversitesi Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurul Başkanlığı tarafından 16.01.2019 tarih ve 15 nolu etik kurulu kararı ile onaylanmıştır.Bu çalışma, 2019-2020 yıllarında Elazığ yöresinde ve Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi İç Hastalıkları Kliniğine getirilen, doğal olarak T. annulata ile enfekte 24 sığır (hasta grubu) ile yine aynı bölgeden 8 sağlıklı sığır (sağlıklı grup) olmak üzere 1-5 yaşlarda toplam 32 hayvan üzerinde yürütülmüştür. Theileriosis teşhisi konulan toplam 24 adet sığır, hematokrit değer ve eritrosit sayısına göre (aneminin şiddetine göre) her grupta 8 sığır olmak üzere 3 gruba (Grup 1 hafif şiddetli anemi grubu, Grup 2 orta şiddetli anemi grubu ve Grup 3 şiddetli anemi grubu) ayrılmıştır.
Klinik olarak theileriosis şüpheli hastaların tekniğine uygun olarak kulak uçlarından alınan kan ile yayma preparatlar hazırlanmış, giemsa ile boyanmış ve ışık mikroskobunda immersiyon objektifi ile T. annulata'nın piroplazm formlarının varlığı tespit edilmiştir [12,13].
Klinik muayeneler yapıldıktan sonra hematolojik muayeneleri için kan örnekleri hayvanların V. Jugularis’inden steril iğnelerle EDTA’lı hematoloji tüplerine yöntemine uygun olarak alınmıştır. Kan örnekleri bekletilmeden, bir kan sayım cihazı (PE-6800VET, PROKAN Co., Ltd., Shenzhen, Çin) kullanılarak, hematolojik parameteler (eritrosit sayısı, hemoglobin miktarı, hematokrit değer, lökosit sayısı) ölçülmüştür [14].
Çalışmaya alınan sığırlar lastik izolasyonlu zeminde ayakta iken, Base Apex (BA) derivayonu uygulanarak, taşınabilir elektrokardiyograf (Cardiofax, ECG-8110K model, Nihon Kohden, Japonya) ile elektrokardiyogramları (EKG) elde edilmiştir [15].
Veriler IBM®SPSS 22 paket programı kullanılarak önce normallik analizi yapılmıştır. Gruplar arasında klinik muayeneleri, kan parametreleri ve EKG değerleri varyans analizine (One-Way ANOVA) tabi tutulmuş ve çoklu karşılaştırma testi olarak da Duncan testi kullanılmıştır. Ayrıca aynı değerler arasındaki ilişkinin varlığı Pearson Korelasyon testi kullanılarak ortaya konmuştur. İstatistiksel anlamlılık düzeyi P≤0.05 olarak kabul edilmiştir [16].
Bulgular
Bu çalışmada klinik muayene bulguları incelendiğinde; sağlıklı grubu ile Grup 1 ve Grup 2’deki hastaların kalp ve solunum frekansları ortalamalarında istatistiksel olmayan (P>0.05) artışlar bulunmakla birlikte, Grup 3’de ise tüm gruplara göre istatistiksel artışlar (P<0.05) saptanmıştır. Vücut sıcaklığı ortalamalarına bakıldığında ise sağlıklı grubuna göre, diğer 3 hasta grubunda da istatistiksel artışlar (P<0.05) belirlenmiştir (Tablo 1). Hasta grubunda özellikle Grup 3’te olmak üzere 10 hastada sinüs taşikardi saptanmıştır (Şekil 1).


Sağlıklı hayvanların hiçbirinin kan frotisin de T. annulata’ya rastlanmamıştır. Grup 1’de genellikle ++, Grup 2 ve Grup 3’te ise genellikle +++ düzeyinde T. annulata’nın piroplazm formu tespit edilmiştir.
Çalışmada hematolojik muayene bulguları incelendiğinde; Grup 1 ve Grup 2 ile sağlıklı grubu arasında ve Grup 3 ile diğer gruplar arasında eritrosit sayısı ve hemoglobin miktarında istatistiksel (P≤0.05) azalışlar bulunmuştur. Hematokrit değer bakımından tüm gruplar açısından istatistiksel (P≤0.05) azalışlar belirlenmiştir. Lökosit sayısı ortalaması bakımından sağlıklı grubuyla karşılaştırıldığında Grup 1’de istatistiksel (P≤0.05) olan azalışlar, diğer gruplarda ise istatistiksel olmayan azalışlar kaydedilmiştir (Tablo 2).

Bu çalışmada EKG muayene bulguları incelendiğinde; Grup 2 ve Grup 3 ile sağlıklı grubu arasında T dalgası amplitüdünde istatistiksel (P≤0.05) artışlar bulunmuştur. P dalgası, T dalgası, PQ intervali ve QT intervali süresi bakımından, sağlıklı grubuna göre, diğer gruplarda istatistiksel (P≤0.05) azalışlar belirlenmiştir. QRS dalgası süresi açısından, sağlıklı grubuna göre, Grup 3’te istatistiksel (P≤0.05) azalışlar kaydedilmiştir. ST intervali süresi bakımından, Grup 3’te diğer gruplara göre istatistiksel (P≤0.05) azalışlar saptanmıştır (Tablo 3).

Hayvanların kalp frekansı, hematolojik ve elektrokardiyografik değerleri arasındaki Pearson korelasyon katsayıları incelendiğinde; kalp frekansı ile eritrosit sayısı, hemoglobin miktarı, hematokrit değer, PQ, ST ve QT intervalleri süresi arasında negatif, T dalgası amplitüdü arasında pozitif korelasyon saptanmıştır. Eritrosit sayısı ile hemoglobin miktarı, hematokrit değer, QRS dalgası, PQ, ST ve QT intervalleri süresi arasında pozitif korelasyon bulunmuştur. Hemoglobin miktarı ile hematokrit değer, T dalgası amplitüdü arasında negatif, P dalgası, QRS dalgası, PQ, ST ve QT intervalleri süresi arasında pozitif korelasyon saptanmıştır. Hematokrit değer ile QRS dalgası, T dalgası, PQ, ST ve QT intervalleri süresi arasında pozitif korelasyon, T dalgası amplitüdü ile negatif korelasyon saptanmıştır (Tablo 4).

Tartışma
Theileriosiste zayıflık, kilo kaybı, anoreksi, yüksek vücut sıcaklığı, mukoza, konjonktiva ve deride peteşi ve ekimozlar, lenf yumrularının büyümesi, anemi ve öksürük, en sık görülen klinik semptomlar olduğu bildirilmiştir [12,13,17]. Bu çalışmadaki hastalarda da benzer klinik bulgular gözlenmiştir.Theilerosisli hastalarda kalp ve solunum frekansı artışının olabileceği bildirilmiştir [12,14,17]. Bu çalışmada da özellikle şiddetli grupta olmak üzere 10 hastada sinüs taşikardi saptanmıştır. Bununla birlikte, sağlıklı grubu ile Grup 1 ve Grup 2’deki hastaların kalp frekansı ve solunum frekansları ortalamalarında istatistiksel olmayan (P>0.05) artışlar bulunmakla birlikte, Grup 3’de ise tüm gruplara göre istatistiksel artışlar (P≤0.05) saptanmıştır. Vücut sıcaklığı ortalamalarına bakıldığında ise sağlıklı gruba göre, diğer 3 grupta da istatistiksel artışlar (P≤0.05) belirlenmiştir. Bazı araştırmacıların [12,13,17] bildirdiği gibi, iştahın azalmasına bağlı olarak hastaların hepsinde rumen hareketi sayıları azalmıştır.
Theileriosisli hayvanlarda total eritrosit sayısı, hemoglobin ve hematokrit değerleri normal fizyolojik sınırların altına indiği belirtilmiştir (18-20). Bu çalışmadaki sağlıklı gruptaki hayvanların total eritrosit sayısı, hemoglobin miktarı ve hematokrit değerleri normal fizyolojik değerler içerisinde bulunmuştur [5,17]. Theileriosisli hastalarda ise, Grup 1, Grup 2 ve Grup 3’teki hastaların sırasıyla eritrosit sayısı 2.1-5.79, 4.3-6.48 ve 2.0-5.2 109/L, hemoglobin miktarı 7.3-9.1, 6.8-8.9 ve 2.2-7.4 mg/dL, hematokrit değer 25-28, 20-23 ve 10-12 (%), lökosit sayısı 1.4-5.8.1, 1.6-9.4 ve 2.1-10.0 106/L saptanmıştır. Ayrıca Grup 1 ve Grup 2 ile sağlıklı grubu arasında ve Grup 3 ile diğer gruplar arasında eritrosit sayısı ve hemoglobin miktarında istatistiksel (P≤0.05) azalışlar bulunmuştur. Hematokrit değer bakımından ise sağlıklı gruba göre hasta gruplarında istatistiksel (P≤0.05) azalışlar belirlenmiştir.
Bu bulgular araştırmacıların [12,13] bulgularıyla uyum içerisinde bulunmuştur. Theileriosisde eritrositleri işgal eden parazitlerin eritrositlerin yaşam süresini kısalttığı ve enfekte hücrelerin fagosit hücreler tarafından kandan uzaklaştırıldığı, buna bağlı olarak hastalıkta ekstravasküler hemolitik aneminin geliştiği bildirilmiştir [9,10,21-23]. Bazı araştırıcılar [24] aneminin meydana gelmesinde otoimmun bir reaksiyonun etkili olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Hoosman Rad [24] theileriosisli hastalarda lökosit sayısında bir değişiklik olmadığını bildirirken, çoğu araştırıcılar ise [22,24,25], önce lökopeni, daha sonra ölüme yakın ise tekrar yükseldiğini, Kızıl ve ark. [
Theileriosisli bufalolarda yapılan bir çalışmada, 20 adet buffalonun 3’ünde atriyal prematüre atım, 2’sinde sinüs taşikardisi, 2’sinde sinüs aritmi, 1’inde birinci derece atriyoventriküler blok saptandığı, sağlıklı hayvanlarında ise herhangi bir EKG değişikliği bulunmadığı bildirilmiştir [30]. Bu çalışmada kullanılan sağlıklı grubu hayvanların EKG’lerinde herhangi bir değişiklik saptanmamıştır. Bununla birlikte, çoğunluğu şiddetli aneminin olduğu grupta (Grup 3) olmak üzere 10 hayvanda sinus taşikardi saptanmıştır.
Sempatik aktivasyonu olan anemili köpeklerde EKG değişiklikleri saptanmıştır. Sinus taşikardi ve azalmış solunum sinus ritmi gibi elektrokardiografik değerlendirilen kardiyak ritimler bulunmuştur. Hemoprotozon enfeksiyonlu köpeklerde sinus ritmi en sık (%82.61) ortaya cıkmıştır. Repolarizasyondaki değişikliklere rağmen miyokard hipoksisini düşündüren, T dalgasının süresi artmış, fakat ST segmentindeki yükselme çok düzenli olarak görülmemiştir [31]. Anemik köpeklerde elektrokardiyografik özellikleri ve troponin I düzeylerinin kan parazitozuyla ilişkisi araştırılan bir çalışmada, kan parazitozisli köpeklerde aneminin miyokardit nedeni olduğu saptanmıştır. Anemi hipoksi veya hemodinamik bozuklukları tetikleyebildiğinden ve kan parazitozu sekonder miyokardite bağlı aritmi gelişmesine neden olabileceği bildirilmiştir [32]. Kan parazitozlu köpeklerde EKG değişiklikleri ve kardiyak troponin I gibi artmış kardiyak biyobelirteç seviyeleri saptanmıştır. Kan parazitozlu (Ehrlichia canis / Babesia canis için seropozitif) ve çeşitli anemi düzeyleri bulunan 28 köpek değerlendirilmiştir. Çok şiddetli anemili köpekler (hematokrit değer %13'ün altında), şiddetli, orta veya hafif anemili köpeklere kıyasla kalp hızında önemli artışlar göstermiştir. Hafif, orta ve şiddetli anemili köpeklerde solunum sinüs aritmi prevalansı ve çok şiddetli anemili köpeklerde sinüs ritmi prevalansının yüksek olduğu, bu grupta parasempatik aktivitede azalma olduğunu göstermiştir. Tüm gruplarda sol ve sağ atriyal ve sol ventrikül genişlemesi ile uyum gösteren elektrokardiyografik değişiklikler tespit edilmiştir. Çok şiddetli anemili köpeklerin daha uzun P dalga süreleri bulunmuştur. Anemik köpeklerin tüm gruplarında, miyokardiyal hipoksi düşündüren T dalga süresinin arttığı görülmüştür. Bununla birlikte, sadece orta ve şiddetli anemili gruplar ST segmenti bozukluğu saptanmıştır [32]. Theileriosisli sığırlarda yapılan bir çalışmada serum kardiyak troponin I (cTnI) düzeyleri ile birlikte EKG bulguları araştırılmış ve 90 enfekte sığırın 62’sinde sinüs taşikardi, 28 normal kalp frekansı tespit edilmiştir. Theileriosisli sığırların cTnI değeri ortalaması 0.028 ng/mL, hastalığın şiddetiyle total eritrosit sayısı ve hematokrit değerleri arasında negatif korelasyon olduğu bildirilmiştir [33]. Bu çalışmadaki theileriosisli hastaların hemoglobin ve hematokrit değerleri ile QRS dalgası, T dalgası, PQ, ST ve QT intervalleri süresi arasında pozitif korelasyon, T dalgası amplitüdü ile negatif korelasyon saptanmıştır. Grup 2 ve Grup 3 ile sağlıklı grubu arasında T dalgası amplitüdünde istatistiksel (P≤0.05) artışlar bulunmuştur. P dalgası, T dalgası, PQ intervali ve QT intervali süresi bakımından, sağlıklı grubuna göre, diğer gruplarda istatistiksel (P≤0.05) azalışlar belirlenmiştir. QRS dalgası süresi açısından, sağlıklı gruba göre, Grup 3’te istatistiksel (P≤0.05) azalışlar kaydedilmiştir. ST intervali süresi bakımından, Grup 3’te diğer gruplara göre istatistiksel (P≤0.05) azalışlar saptanmıştır. Bu çalışmada aneminin şiddetiyle birlikte T dalgası amplitüdünde artış, ST segmentinde yükselme, P, QRS ve T dalgaları süresi ve PQ, ST ve QT aralıkları sürelerinde azalmalar saptanmıştır. Bu bulgular daha önce yapılan çalışmalarda [31,32] paraziter veya diğer nedenlerle oluşan anemilerde bildirilen EKG bulguları ile uyum içerisinde bulunmuştur.
Sonuç olarak, theileriosisli sığırlarda aneminin derecesine göre kalbin etkilendiği ve bunun da sinüs taşikardi başta olmak üzere, bazı aritmilere neden olabileceği ve EKG’de T dalgası amplitüdünde artış, QRS dalgası, PQ, ST ve QT intervalleri sürelerinde ise kısalma görülebileceği kanısına varılmıştır.
References
- YEMLERLE ALINAN YÜKSEK DÜZEYDE İYOTUN SIĞIRLARDA BAZI KLİNİK HEMATOLOJİK VE BİYOKİMYASAL PARAMETRELER ÜZERİNE ETKİSİ
- SIĞIR THEİLERİOSİSİ
- ŞAP AŞISI UYGULANAN BESİ SIĞIRLARINDA ANTİOKSİDAN VİTAMİNLERİN KLİNİK VE BAZI HEMATOLOJİK PARAMETRELER İLE ANTİOKSİDAN ENZİM VE LİPİT PEROKSİDASYON DÜZEYLERİNE ETKİLERİ
- SIĞIRDA FARİNGEAL PENETRAN BİR YORGAN İĞNESİ OLGUSU
- KIŞ MEVSİMİNDE KARS YÖRESİNDE ZAVOT SIĞIRLARININ GENEL, YAŞ VE CİNSİYETE GÖRE VENÖZ KAN GAZI DEĞERLERİ